Kayıtlar

2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Günün Şarkısı

Resim
Günün şarkısı olsun. Klibiyle, sözleriyle...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 22

Resim
__ Tanıdık bir yola çıkmaya çalışıyorum bu karanlık yoldan. Arnavut kaldırımlarına çokça adımlar sakladığımız, ucu ışıklı bir yol. Sen bensiz ne kadar geçmişsindir bilmem ama, ben sensiz çokça geçtim buradan. Yetim kalmış adımlarıma inat biraz da güçlü bastım her adımımı. Kimseyle olamayacağını bilerek, gölgelerin oyununa inanmadım. Bir vazgeçmek var yolumuzda. - ki en büyük korkum.- Ya ben vazgeçersem? Ya da sen? Hep bıraktığımız yerden başlarken, birimiz ya geç kalırsa?  Tek başınalıkla, gölgelerle arkadaş olursak? Vazgeçipte bir gölge olursak? Aklımızın kirlileri tüm güzellikleri kapatır da, göremezsek "biz" olmanın başkalığını.  Şimdiki zamanları bile eritenler varken, şu arnavut kaldırımında çamur olup, bir yağmur sonrası kaybolmakta var. Olmaz aslında da hiç biri. Her zaman ki ben işte. Korkularımızı diziyorum tespih gibi,  kurutuyorum sonrasında. Yaşamak tek. Söylenenlere göre, teki kaybettikten sonrası çok uzaklarda. Orada bile yol ikiye ayrılı...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 21

Resim
__ İnceden bir yağmur, düşerken şehrime, seni, sen kokan zamanlarını gönderdim rüzgara. Sen şehrimden kaçtığını sanarken, bırakmadım düşlerimi. Ben koktu şehrin. Sen yine kaçamadın. Gördüklerin olmak. Kokladığın olmak. Ben çoktan oralara karıştım. Şehrimden istemesem de koptum. Vatanımı istila eden düşman gibi değil de, göçüm gibisin. Sığındığım bu şehrin, artık benim de şehrim oldu. Fabrika çıkışlı düşüncelerin arasında yaşamaya çalışmaktan çok, yaşamak için. __ "G öremediğimden dileğim... Ne garip. Göremediğimden görülebilecek zamanlar dilemek. Başka zamanlar da, farklı zamanlar yaşamayı istemek. Herşey bir yana; asıl garip olan bu zamanlarda sevip, kalmak olsa gerek. Kalmak gibi gitmekten, gitmek gibi kalmakta artık insanlar. " * Öğle arası notu gibi oldu. Bir anda. Rüyamın da etkisi belki de. ** Dün gece uzun zamandan sonra kesintisiz uyudum. Rüyamda da edebiyat almış başını gitmekte. Çemberimde Gül Oya'dan hatıra bu cümleler, odamda da asılıdır...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 20

Resim
"Alsan da ellerinle yıkasan yüreğimi, Temizlense tüm siyahım. Yine bahar koksam, Çocuk zamanlarımdaki gibi. Açılsa ellerim korkmadan, Babama uzanır gibi düşünmeden. Çalınan düşlerimi bulmuş olsan, Ellerinden kavuşsam geciktiklerime." * Eskilere bir tek cümle eklemek istemeden başlıyorum, sonrasında değişen duygularla eklerken buluyorum kendimi. ** Geç olsun, güç olmasın. Bu paylaşımı diğerleri gibi yapmakta farz olsun bana. Doğa İçin Çal ekibinin 3. çalışması; Gesi Bağları - Çemberimde Gül Oya- Çay elinden Öteye.. *** Gesi Bağları türküsüde bana gelmiş olsun. Güzel zamanlar olsun. Sabun köpüğü zamanlar olmasın.Hep olsun. Daim olsun.

Kabus Notları - 2

Resim
- Bir- -an- , -an- mamak için adını, S -an- rıların içine saklıyorum seni. -An- sızın gider gibi yapıyor ellerim, Gözlerimi aç -an- a kadar y -an- ımda oluyorsun. Yetmiyor y -an - y -an - a olmak çoğu zam -a n-. -Bir- olmak vardı aklımda. -Bir- likte ölmek sonunda. -An- latamadım kendimi ki, -Bir- başınayız şimdi. * Bir süre eski yazılara devam edeceğim muhtemelen. ** Mabel Matiz - Arafta... Arafta kalanlara gelsin.

Kıssadan Hisse Zamanlar - 19

Resim
__ Kendine uzak kaldığı zamanları ne vakit uzun tutsa, Beklenmedik bir anda vuruyordu yüzüne kendisi. Hiç tahmin etmediği bir zamanda ve yerde, karşılaştığı eski bir sevgili misali. İşte o anlardan birini yaşıyordu adam. Uyanıkken neşteri derisinde hisseder gibi sızlıyordu ağlarken. Ne kadar özlediğini, sevdiğini anımsattı acısı ona. Dualara iğnelenen bir kaç keşkelerden, Rüzgara savurduğu cümlelerinden hiçbiri mi ulaşmamıştı eline? Hiç mi kokmamıştı burnuna kokusu? __ O gece tekrardan ayrıldığı gün kü kendisine dönerken adam, Kadının geri gelmemesini diledi. Gitmesin diye baktığı ama söyleyemediği, Sadece izleyip kaldığı bir suretin gidişini anımsadı. Gözlerini kapatıp, rüyaya karışmasını diledi. *Yarım kalanlardan... ** Bir erkeğe ait cümleler karalamak adına ilk benim için. ** Anjelika Akbar - Aşk

Kabus Notları - 1

Resim
"Ruhum bile boğuluyor sensizliğinde. Nasıl da derin. Nasıl da siyah. Görmediklerim korkutuyor beni; Düşerim de sensiz derinliğine, boğulurum diye." *Kesik kesik uykularımda o kadar çok kabus görür oldum ki. Hatırladığım çok net görüntüler yok. Fakat bazı belirgin sahneleri net hatırlıyorum. Mesela,gece yukardakileri fısıldıyordum. Sanırım rüyalarda da karalamaya başladım.** Kaybedenler Kulubü - Bazen ... *** Ve evet artık Kabus Notları da başlar. İyi bir hafta olsun.

Kıssadan Hisse Zamanlar - 18

Resim
Bir "ben" vardı ki benim içimde. Kocaman dünyalar, hayatlar sığdırdı. Bazen koştu. Bazen başı boş yürüdü. Bazen sadece durdu. Bazen dönüp gitti. Ama öyle bir zaman geldi ki... Sen hep vardın. Ben hep vardım. Sanki birbirimize sırtlarımızı dönmüştük. Sadece varlığımızdan emindik önce. Sonra bir gece, bir anda yüzümüzü döndük birbirimize. Ve tek nefes olduk büyük bir hevesle. O an tek olan "ben", "sen" ' e karıştı. Hiç tereddütsüz. Yolcu ettiğim birinin geri dönüşü gibi; Özlemle, sevinçle. Zaman ne yaptı bize bilmem. Takvim yapraklarını atarken, neler attık çöpe? Ya da "ben" deki "sen", "Sen" deki "ben" nereye saklandı? Bir gün "sen" gittin yanıbaşımdan. Ertesi sabah "ben"siz uyandım yeni güne. Nasıl tuttuysak ellerimizi... Kim bilir? Giderken  içimdeki "ben" i de alıp götürmüş. Bencillik miydi bunun adı? "Ben"i "ben" siz bırakmak. Nered...

Beni Unutma Filmi "Bir İnsanı Ne Kadar Sevebilirsin?"

Resim
Takva filminin yönetmeni Özel Kızıltan kamerasının, Burak Göral'ın senaryosunun satırlarını yansıttığı, 100 dk. süren "Beni Unutma" filmini izledim geçen akşam. Paylaşma gereksinimi duydum, kötü eleştirilere inat. Bir tarafta sevgilisi Hakan (Kenan Ece) tarafından aldatılıp,yakalayan Olcay(Açelya Devrim Yılhan) karakteri, diğer tarafta evlilik arifesinde herşeyden bunalıp, nişanlısı Ebru'dan (Tuba Ünsal) vazgeçen Sinan (Mert Fırat) karakteri. İkisi için dönüm noktası olan o günde, aynı yerde bulunup, yollarının kesişmesiyle hikaye başlar. Ortak bir arkadaş ve ayrılıklarının sayesinde bir anda yakınlaşmaya başlarlar. Olcay için kötü zamanların başlangıcı, Sinan' ın varlığıyla, varlık olmak için yaptıklarıyla bir anda güzel zamanlara dönüşür. İkisinin de geçmişinin peşini bırakmaması ve mutlu bir evlilik sonrası Olcay'ın tuhaf davranışları yüzünden düşen gölgeyle birlikte süregelen bir hikaye. Mert Fırat' ın başarılı senaryo seçimlerinden dolay...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 17

Resim
Alevler sarmış çevremi. Görürüm o orada, görmez beni. Ağlasam da söndürsem ateşi. Çıksam karşısına sevse beni. Dilim lal olmuş, yüreğim kilit. Tutsa elleriyle silse tüm yanık izlerimi. __ Kül olacak ateşte elbet. Suyu arayacak yüreği. Ateş gelmez belki ayağına suyun. Ama açar yüreğini ateşe. Demese de bilirim beni istediğini. Söndüremese de ateşle buhar olup gideceğini. *Metis defterinin bitmesine az kala. Karıştırdım biraz sayfaları. Yukarıdaki cümleleri buldum. Eskisi gibi bencil olmadığımdan paylaştım hemen. ** İşten ve sosyal hayatımdan dolayı yoğun dönemlerdeyim. Hep bir koşturma. Yollarda, uyumadan önce deftere notlar almaya devam ediyorum tabii ki yine. Blogun temasının bile değişme vakti geldi bence. *** Multitap'ın Battaniyem ve Çıbık gibi hareketli parçalarından sonra "Ben anlarım ." parçası; beni gerçekten çok şaşırttı. Sözleri ve müziği , şu Kasım'ın bir başkalığını göremediğimiz dönemlerde güzel gitti. Devamını bekleriz.

Kıssadan Hisse Zamanlar - 16

Resim
Duymuyor musun sesimi? Belki bir insana, bir varlığa titreşim olmaz sesim; Bir ruh için, Yaradan için çağrıdır seslenmelerim. Sanırım - sanırdım ki hatta - hep anlarsın beni. Birden gelmelerin bundan sanırken; Her yolun bana doğru geliyor. __ Nerede melekler? Neden konuşmazlar benimle? Üşüyen yüzümde ellerimin sıcaklığı, Ellerinden kalan eski bir sızı bir taraftan. Elele kalıyoruz bir anda, sen bilmiyorsun. İstiklal, kalabalığına almak istiyor beni. Ben de inatla meydanda seni bekliyorum. * Tümer' le yazarken yine.. Benden dökülenler. Düzeltme/eklemeleriyle beraber. ** Bir Yeni Türkü konseri geçti gitti. Hep bir ağızdan şarkılar söylendi. *** Mehmet Güreli'nin parçaları, kafamdaki listede dönüp duruyor. Ama en çok mırıldandığımı paylaşacağım. Bugünlük "Sen ve Ben" parçası gelsin.

Kıssadan Hisse Zamanlar - 15

Resim
Bir rüzgar var dışarıda. Ve yüzümü ıslatan; sakince çarpan rüzgarın getirdiği su damlacıkları. Düşümdeki İstanbul'u resmediyor gördüklerim. Verdiğim her nefes; havadaki karmaşaya karışıp kaybolurken, Aldığım nefes çoktan vücuduma karışıyor. Nasıl da isli ve kirli. Sığınıyorum bir süreliğine eski bir tramvay durağına. Hep burada bekleyen ama o tramvayın yolcusu hiç olmayan biri olarak; Gidenleri izliyorum. Kimi gülüyor. Kimi konuşuyor. Kimi asmış suratını kendi düşünü izliyor. Herkes bir yerlere yetişmeye çalışırken, Ben herkese yetişiyordum bakışlarımda. Başka hikayelere asılıp giderim belki diye. Kendi halimi düşünüyorum bir an. "-Beni bulsa bulsa Azrail bulur." diyorum içimden. Bir melek korkutur mu insanı? Ürperiyor içim birden sanki gelmiş gibi. Ne zaman ürperse içim kalamıyorum o yerde. Sanki tramvaydan aceleyle inen bir yolcunun telaşıyla çıkıyorum duraktan, Ve hızlı adımlarla meydana inerken; kalabalıktaki hikayelerden biri oluyorum. * Bugün ...

İstanbul'a İlk İhanet

Resim
Sevişmelerin ucuz olduğu bir şehirden, İstanbul’dan yazıyorum sana. Farklı şehir kokan bedenini, Yalanla ve korkuyla beslediğin ruhunu, Yani seni, özleyerek anıyorum. Kinimi hangi su söndürür? Bilmem. Yüreğimi hangi ateş ısıtır? Tenime kim dokunur? Bilmem. Özünde bu kadar ucuz olan bir şehir, Yine bu kadar ucuza mı verir cevaplarımı? Yoksa unutur gider mi bizi de geçmişi unuttuğu gibi? Belki Beyoğlu katar bizi karışıklığına, Beyazıt ve Sultanahmet bir olur da saklar bizi o eski sokaklarında belki de. Hiç biri olmaz da bakarsın, O yorgan altında bekleriz herşeyin normale dönmesini. Ama yine bulurlar bizi, bilirim. Korkunun kokusu keskindir, ölü gibi. Sindiremem kokumu kokuna. Sarılmak yetmez, Kaybolmak lazım nefeslerde belki de. Ve biliyoruz ikimizde bunu. Sevdiğinden midir ki gidiyorsun benden? “Yakalamasınlar seni de” mi diye. Ve ben yine bu şehirde, Bu satırları tek başıma ucuz bir kalemle, deftere yazıyorum bunları. Yazdıkça değerlenir sandığım sen, Mürekkep gibi...

Kasım 3, Doğum Günü Anlam ve Önemi

Resim
3 Kasım 1987… Kendi doğum günü hakkında yazı yazma hissiyatı, benim gibi bir yazı delisinin aklından geçer sanırım. Böyle bir yazıya, biriktirdiklerimi hafifletme ihtiyacı ya da belki de birazda olsa düşündüklerimi paylaşma isteği ya da şükran dilekleri der geçeriz. Yazmak için sebep çok.. Ama bu ne bir deneme, ne de bir öykü. Bu açık bir mektup. Tüm herkese yazılan. Şanslı bir kadın olduğumu anlatmaktan başlayabilirim sözlerime. Şanslıyım, iyi bir hayatım var. İyi bir aile, iyi bir iş, daima da beni seven insanlar var hayatımda. Seven derken; hafife alınacak derecede de değil. –Varlıkları için bu sayede teşekkür ettirecek kadar.- Düşüme düşürdüğüm çoğu şeyi yapacak güce, isteğe sahibim. Bu konularda da yol açısından hep açık fırsatlar bulmam da ayrı bir etmen tabii ki. Kısa zamana kadar ruhen, son zamanlara kadar da vücuden çöküşlerim oldu. Kötü ya da yanlış seçimler olsun bunun adı ya da kötü deneyim; hepsinin benden aldıkları umurumdaydı. Oturup düşünecek kadar. Hatta kafaya t...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 14

Resim
Eğme başını çocuk, Kaldır da bak bana. Dönmesin yüzün yere boşuna, Ben hep buradayım nasıl olsa. __ Sıcacık olmuş ellerim, Yüzünü,ellerini ısıtmak tüm derdi. Eritmez belki buzları, Saklar avucunda tüm kirleri. __ Saklama yaşlı gözlerini, Silerim bir elimle becerirsem. Olmazsa beraber ağlarız. Şaşkın şaşkın bakma yüzüme. __ Yol çok uzun farkındayım. Ama Dünya küçük, ben fazlayım. Koca bir ay var ki tepede, Kılavuz bize her yerde. * Şu sıra kötü olaylar peşimi bırakmamış gibi olsa, şükretmeyi dilimden düşürmemeye çalışıyorum. Ki geri dönüşlerini alıyorum. Bunun dışında; iyiyim, gerçekten hem de. İyi giden o kadar çok şey var ki. Kötü olanlar için ise; isyan etmenin faydasız ve gereksiz olduğunun farkındayım.Ek olarak; Yazdıklarımın bir kurgu olduğunu unutmamak gerek. * En sevdiğim şarkılardan biri. Here Without You.. Güzel bir cover daha Boyce Avenue' dan.. İyi dinlemeler.

Kıssadan Hisse Zamanlar - 13

Resim
Bulantılarım kesilmiyor. Sabit kaldı bakışlarım. Da dönüyor durmadan herşey, sarsılıyor. Renkler soluk. Suretler silik.  Kuzgun siyaha yakın gördüklerim. Aldığım nefes isli olmalı. Yoksa neden boğazım yanar ki? __ Yürüyorum, Bu yetiyi yeni kazanan biri gibi. Onun gibi rastgele atıyorum adımlarımı, Onun aksine bir sonraki adım sevindirmiyor beni. __ Konuşmak istiyorum, Sessiz kelimeler kullanıp. Yazmak istiyorum, yansımayan harfler kullanıp. Ağlamak istiyorum, Yüzümü ıslatıp güldüreninden. Sormak istiyorum, İstediğim cevapları duyacağım. Sarılmak istiyorum sıkıca, Senin bana özlemle sarıldığın o anda. Kalmak istiyorum, Senin de benim için kaldığın yerde. __ Ne hazin bir duygu. Ne bitik bir ruh. Ne yalancı bir beden. Görünen ve görülen nasıl bir ironi. __ Aynı yerde nefes alıyoruz, Aynı yerde yudumluyoruz çayımızı, Aynı ayı paylaşıp, Aynı yağmur ıslatıp, Aynı güneş ısıtıyor bedenlerimizi. Aynı ezana kulak kabartıp, Aynı anda mırıldanıyoruz i...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 12

Resim
__ Ötelemek ve öteki olmak sırayla. "Gitme" cümlenle fark edilen gerçek.  Ötelerken hayatımızı her seferinde, Ötelenen de olmuşsun bir yandan da. Öteki olmak için de zaman dolduruyorsun şimdileri. Ne büyük ironi ama. Gitme diyen birinin, gitmesi. Kalıyor gibi duran, aslında gitmeye hazırlanan. Vakit gece yarısı olmuş. Öteki Ben oluyorum yazarken. Açıyorum cümlelerimin sonunu. Üç noktalarla uzatıyorum bitişleri. Git ve gelme diye. Öteliyorum seni diğer cümlelere, isimlere. Ötekileştiriyorum aklımda seni. Artık öteki insan oluyorsun. __ * Günün cümleleri.  Uyuklamaya yakın çıktı. Öteki olmaya mecbur olan herkes, herşeye ithafen olsun bu yazdığım da. Hatta gün özeti gibi. ** Tüm gün aralıksız bu parçayı dinlediğim günler olurdu. Büyük bir aradan sonra arşiv karıştırması sonucu geri döndü.

Kıssadan Hisse Zamanlar - 11

Resim
Tekil şahıslarla devam ediyorduk yolumuza. Mutluyduk bu halimizle. Kesik kesik hatıramda o günler. Gülüyoruz hep. Dokunuyoruz şefkatle. Ağlasak da korkmuyoruz. Neler oldu bilmiyorum? Sen ve ben. – Aramızdaki Ve’nin anlamı bu kadar büyük olabilir miydi?- Öteledik Ve’ yi ve biz olduk. Sonra bazen sen ve ben, bazen de biz. Şu an ne ben’im, ne sen,ne de biz. __ Uyanamıyorum şimdi de. Rüyada olduğumu bile yeni farkediyorum. Rüyada; başka birinin rüyasında. Nasıl yaptın bunu bana? Düşlerin arasına sıkıştırdın önce beni, Kabuslarla bıraktın şimdi de. 2 çirkin adam, kollarımdan çekip götürüyor beni. Bağırıyorum durmadan, kurtarırsın diye. Aynı yönde bile değildi adımlarımız. Sen ağır adımlarla ilerlemene rağmen, Benim koşan cümlelerim yetişemiyor yüreğine. Biliyorum bu yürüyüşü. Gitmek değil bunun adı. Terk etmek. __ Mütemadiyen süren bir acı. Ellerimi üşüten, gözlerimi yaşlara boğan. Ne kadar sürecek bu? Hücreye tıkılmış bir mahkum gibi. "Suçsuzum" c...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 10

Resim
Sahipsiz gibi herşey. Yağmur vuran camımdaki buğu gibi. Yok olacak sanki, gözlerimi indirsem. Belki de o yüzden durmadan yazıyorum. Döktüğüm cümleler ne vakit ses olsa; ardında sadece yüzümü hatırladığın için. - Belki onu bile hatırlamıyorsun.-  Ama yazsam öyle mi? __ Bir sayfaya, insan hem aşkını hem de nefretini anlatabilir mi? Hayır, deme.  Yazıyorum işte. Çevirdikçe gülüyorum. Çevirdikçe ağlıyorum. Çevirdikçe hem ölüp, hem de diriliyorum. Gerçek işte, mürekkeple mıhlanmış yerine. Gitmiyor. Terk etmiyor. Aldatmıyor. Yalan söylemiyor. Çevir ve oku.  Bu kadar. Emanet bırakılan herşeyin sahibi oluyorsun her noktanın sonunda. Paylaşıyorum bazen lokmamı, serpiyorum ellerimle bazılarını. Bir şarkı gibi seslenemiyorum belki ama, yüreklerine misafir oluyorum. Tek gitmiyorum sadece. Seni de götürüyorum hep yanımda. Öyle ki bilmeden "biz" oluyoruz. - İstemeden tabii.- ___ Unutmayı unuttum yazalı.  Silgi tutmayan mürekkepleri tuttum yanımda. Bir d...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 9

Resim
Son sözlerini yazar sanarsın. Son sözlerin de değildir zaten. Ama son sözlerin kadar acıtır canını. Sorsalar; söylemek istediğin son kelime ne diye? Ya da en acısı; Hangi isim diye? Ürperir içim,kalkar gider. Duymam diyeceklerimi. Terkeder gider gözlerim bedenimi. Görmem yazdıklarımı. * Yarım yazılardan. Aniden yazmıştım bir soru üzerine. ** OneRepublic - Missing Persons 1 & 2. Çello' nun sesine dikkat... Çellist arkadaşın hayranı olduğumu belirtmeme gerek yok sanırım.

Bir Tutam Cennet - A Little Bit of Heaven

Resim
Herşey en üst düzeyde yolundayken; güzelken, güçlüyken, mutluyken, gerçekten iyi dostlara, iyi bir işe ve başarıya sahipken, aşk sorumluluğu altında olmadan ilişkiler yaşarken, bir anda herşeyinizi bir kolon kanseri yüzünden kaybedeceğinizi öğrenseniz tepkiniz ne olurdu? Ya peki Tanrı size son 3 dileğinizi sorsa? Başrollerini Kate Hudson ve Gael Garcia Bernal' ın paylaştığı, romantik komedi ve dram filmi olarak, iyi denebilecek bir film olan "A little a bit heaven" la karşımızdalar. Bu yağmurlu Eylül akşamına uygun bir film oldu hatta. Sweet November tadında; hastalığını öğrenen bir kadının, her insanın sanırım son anlarında "keşke" dediklerini, aile ve aşk hayatını yerine oturtmaya çalışmasını,hastalık evresini, etrafındaki insanların duygularını ir nebzede, içi sızlatacak kadar anlatmaktaydı. Filmde sorgulanacak sahneler de vardı tabii kopuk ve saçma kurgular gibi Filmi izlemeyenler için ayrıntı vermek istemediğimden buralarda susmam daha doğru sanırım. ...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 8

Resim
Bir Rumeli şarkısına tutturdum sevgimi de gönderdim sana. Alır mısın tam istediğim gibi? Havada salınırken kıskanır mı kuşlar, ondan daha güzel öten sesi? Anlar mısın sana çaldığını? Dinlesen anlar mısın seni sardığımı Alsan ellerine tekrar tekrar dinler misin? Sevinir misin sana ilk kez gelmiş gibi? İşte durmadan bunları düşünüyorum. Nasıl yapsam? Ne etsem? Diye. Oysa gerek yoktu bilirdim. Sevdiysek eğer –yani sende sevdiysen beni- bizim dilimiz vardı. Ne dersem diyeyim anlardın beni. Şimdi tahta bir sandalyede, masaya uzanmış ellerim, Kulağıma çalınan bir Rumeli müziği, Masada bir defter , önümde tüten çay, Uzaktan insanların gözüne takılan ben. Yazıyorum cümleleri silkeliyorum tüm gücümle. Kalmasın tek kelime aklımda. Elbet dökülenlerden biri anlatır derdimi. Ya biterse? Diye korkuyorum bir an. Sonra ferahlıyorum. Bilirim; sessizliğimde sende çok şey demekti. Hatırlar mısın? –Peki benim gibi anar mısın?.- __ (Özel olduğunu farkettim, yazamadım deftere bile.) ...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 8

Resim
---- "Salıyor ruhum kendini artık. Başım düşüyor karşında, gözlerimi görme diye. Bu kadar dayanabildi yüreğim acıya. Ölüm imtihanından, adına okunmuş sela sesini duymaktan en fazla korkarım bundan sonra anca." dedi kadın. Onu son gördüğünde bir anda bu cümleler dökülmüştü. Adamın ve odanın sessizliğinde yankılanıp, tekrardan dinledi söylediklerini. Ne kadar da acı dolu ve umutsuzdu. Durmadan tekrar ettiği, artık ezbere konuştuğu,bir araya getirici cümlelerinden çok uzak. Artık yapacak bişeyi kalmayan bir insanın, hatta bir kadının tamamen arkasını döndüğünün kanıtıydı. Neler harcamıştı oysa mutlu olmak için. Değerlerini, gelecek planlarını,yanındaki insanları. Neleri paylaşmıştı "biz" kelimesi olabilmek için. Soluduğu nefesi, geleceğini, sonraki adımını, bedenini, hatta tüm ruhunu, mutluluklarını,acılarını... Gitmeden bir kaç güzel kelimeyi hak edecek kadar da çok sevmişti. Ama sessizlik oldu sadece cevabı adamın. Gözlerinde başka kadın saklayıp, zamanını ge...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 7

Resim
Işıkları kapatmıyordu çok zamandır. Ezan sesiyle irkiliyordu bazı sabahlar. Uykusu bir saati tamamlamadan,uyanıp bir daha dalıyordu uykuya. Her birinde farklı rüyalar görüyordu hatırlamadığı. Sabah ilk işi, Işığı kapatmak oluyordu ve aynadaki suretin varlığını kontrol etmek. Hep aynı mimiklere sahipti. Sert ve kararlı yürürdü. Ama tek bir ses ürkütürdü. Mütemadiyen içinden konuşurdu, dışındaki sessizliğin tersine. Bazen zaman kovalıyordu, bazen zaman onu. Yakalasa zamanı kendi salıyordu da ipini, Zaman onun kadar merhametli değildi. Yakaladı mı canını acıtmadan bırakmazdı. Alışkanlık denen mereti de bu sayede öğrenmişti. Alışmıştı mesela acıtmasına. Yüzüne vuran rüzgar misali, yürümeye devam ederdi. Konuşurken kelimeler sırasız dökülürdü, Ara sıra aklındakilerle karışırdı da farkettirmezdi. Dinlerken düşler kurar, konuşurken orada olurdu. Gününü, sadece o günmüş gibi yaşar, Bir anda kararlar verirdi. Gitmek,gelmek,affetmek,kovmak... Ölmek dışında herşeyi. Olmasa...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 6

Resim
*** Hayat, aldığın nefesle, karıştığın nefeste. Kolay değil bazen, emin misin yürekte? Bildiğin az gelecek bazen, bilmediğin yük. Sonunda İbrahim gibi yanmamakta var ateşte, Tebrizli Şems gibi aşk uğruna ölmekte. ( 10.09.11 01:03 ) *** * Tümer ' le karşılıklı birşeyler karalarken çıktı bu cümleler. Daha da nicesi. Bir gün belki oturur düzenleriz de, kuvvetli bir öykü ya da deneme yazarız. ** Paylaştığım parçaya gelince; uzun süredir aklımda ama bir türlü paylaşamadığı, benim için de çok ama çok özel bir şarkı, "Kürk Mantolu Madonna". Aslında Neden Kürk Mantolu Madonna? Neden Maria Puder? temalı bir yazıyı hazırlayıp, arka fonunda da; benim gibi etkilenen bir grup olan Vera ' nın parçasını da paylaşmam farzdı. Ki Vera bile yazılacak bir başka başlıktır. Tembellik yapmayı bırakıp yazmadığım için aşağıdaki videoyla kalsın şimdilik. İyi okurlar ve dinlemeler. Vera ' ya bir de Emir Bey eşlik ediyor.

Zaman

Resim
Güneş terkederken kızıl kızıl şehri, şehir ışıklanıyor kendiliğinden bir yandan. Güneş batıp, ay aralarken kendini bulutların arasından, denize bir resim çerçeveleniyor. Ben, eski bir terasta olanları izliyorum bir çift gözle. Öncesinde eşlik eden bir çift gözü terk ettiğim anları anımsamaya geldiğim bu yerde, gözlerimi alan sahneye dalıp gidiyorum. Virane bir kalbi, umutsuz zamanlardan kurtarmak için koşar adım gelen bir arkadaş gibi yüzümü gülümsetiyor izlediklerim. Ama ne çare daha da çok düşündürüyor bir yandan da.İnsanlığın akıl erdiremediği bir çok şeyi çözecekmişsin gibi geliyor. Ama ne çare. Limitsizce kullanılan cümleler arkasına, ben de birkaç cümle ekliyorum. Zaman diyorum, sadece zaman. Zamanı saklamak zor. Olanları tartmak, sıraya koymak daha zor. Öyle bir zaman ki; Koşsan yetişilmiyor. Uyusan durmuyor. Sadece beklesen geçip gidiyor. Nefes almasan bitiyor. Öyle bir zaman ki; her şeyi içinde saklıyor da, birkaç saniyeyi hatırlatıp, sadece o kadar yaşamış gibi hissetti...

Raif' e Haykırış..

Resim
"Raif, duyuyor musun sesimi? Kurtar beni. Gelmesem de, zorla çek götür beni. İçimdeki sadece bir zehir imiş. İdrak etmesi, anlatması zor. Sana yazdığım onlarca cümlenin yalan bir mürekkeple yazılıp, kaybolduğu gerçeğine kim inanır ki? Ben bile inkar ederken. Ama tutmuyor ellerim, taşımıyor ayaklarım vücudumu. Bir anda kayıp gidiyor zaman, gözlerimi perdeleyerek.İstemediğim fotoğraflar beliriyor gözlerimin önüne. Boğazıma yutamayacağım lokmalar sıkıştırıyor. Dilimden güzel dilekler yerine lanetler dökülüyor. Bedenim bile istemez oldu artık beni. Bir kaç beyaz önlüklü adamı istemiyorum yanı başımda. Seni istiyorum. Her nerdeysen, çık ve gel. Maria' nın bir kez daha tek ölmesine izin verme." Paylaşmak gerekir. Sözleri "işte buydu anlatmak istediğim." der gibi. Bir de Emir Bey ve arkadaşlarından dinleyelim.Teşekkürler.

Kıssadan Hisse Zamanlar - 5

Resim
Rüya ve gerçek arası. Bir yarım zorla uykuda, sussun diye. Diğer yanım hep bir koşturma da. Açıklama yok. Sorgu yok. İsyan yok. Evet ya da hayır. Herşeyimi elimden alıp, uzun bir uykuya bırakacaklar. Korkuyorum herşeyin yasak olduğu, o inandıkları deliğe sokacaklar beni. Ve hep aynı cümleyi söyleyecekler. "Herşey iyi olacak." Ve tek bir dilek, tek bir ağızdan gibi söyler gibi. Duyuyorum. "Yok olsun." nidalarını. Yetecek mi peki? Herşeyi düzeltecek mi? Nefes almak için son denemeydi. Son cümleydi bunlar. Daha da tek kelime etmeyeceğim. Gözlerimi açmayacağım. Ellerimi saklayacağım. Herşeyi yakıp, küllerini herkes gibi suya değil; lanete bulayıp, ahlarla kundaklayıp toprağa gömeceğim. Bilediğim ve bir daha gelmeyeceğim bu yeri, bir daha hiç hatırlamayacağım. Onunla beraber olduğum son ana, sadece sessiz kalacağım. Ömrümden ve bedenimden çalınanların hesabı sorulurken bir yerde, Bıraktığım yerden devam edeceğim. Gecikmiş bir cesetin kalan kokus...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 4

Resim
Ucu bucağı bulunmayan, Güneşin ve ayın çok iyi anlaştığı, Gündüz vakitleri; Ağaçların arasından sızan su ışıklarıyla oynandığı, Tüm renkler süzülürken gözlerimin önünde, Bir yandan da rüzgarla cilveleştiği, Bir tabloyu anlamak ister gibi uzunca baktıran, Gece vakitleri; Gökyüzünü parlak bir siyah göğün kapladığı, Koca bir ay ve sayılamayacak kadar çok yıldızların parladığı, Suyun en asil siyah kıyafetini giyip, süzüldüğü, Ateş böceklerinin otlar arasından belirdiği, Dilekler yüzünden yıldızların kaymadığı, Kuşların göçmek için sebebi bile olmayan, Köksüz bir ağaç gibi sonuna kadar yaşanılan, Karanlıktan kimsenin korkmadığı, Yağmur ıslatırken her yeri kaçmak için yer aranılmayan, İnsanların kötü olmaya iten bir savaşı olmadığı, Herkesin gelemediği, ama gelmek istediği, Anlayacağınız; Çok uzak rüyalardan yazıyorum şimdi. Ne vakit gerçek zamanda olmak isterim meçhul. Avam zamanlara karışmak değil niyetim. Ellerimle kurduğum,sevdiğim gibi olmadığı sürece de...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 3

Resim
Kaç defter tüketmişim şimdiye kadar,ne garip sığdıramamışım aklımdakileri bir türlü. Sayfalara dokununca anlıyorum herşeyin anlamını. Aslında ellerime sığınan,sıcağına sığındığım kalemlerim imiş. Nasıl da kabarık sayfalar. O kadar belli ki; tüm gücümle kalemle deftere dokunuşum, toprağı eşeler misali. Hiç silinmesin diye uğraşmışım,ne yazdıysam hep kalsın istemişim. Yolda giderken yazılmış bazıları.. Bazıları da başka mekanlarda.. Bazen oturup dizmişim tesbih gibi, sıraları bir şekilde kafamda uçuşanları... Bazen tutmuşum birini not almışım, unutmak derdine. Bazen de en uç duygularımın tarihleri kalsın, tekrar okuduğumda duygularım daimi hissetsin istemişim sadece. Yazılanları tekrardan okuyorum uzun zamandan sonra. Okudukça anlıyorum tüm sahip olduğum varlığımı. Nasıl da kendinden emin tüm sevmelerim, hüzünlerim, sevinçlerim... Dilediklerim,ahlarım... Arafta kalan zamanlarımda daha da gömülmüş ellerim mürekkebe. Aklı başımda sevdiğimde de, aklım beni terk ettiği zamanla...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 2

Resim
Güneş vurdu önce şişmiş gözlerime, Döndüm arkamı kendimce sinirle. Açtım gözlerimi yine, baktım etrafa, Uyuduğum yerden kalkamama ümidiyle. Her zaman olmazdı dilediklerim, Ama bu sefer gerçek olmuştu işte. Dün gece yattığım siyah oda, Güneşle birlik olmuş şimdi, Var olan tüm renkleri sahneliyor. Duvarlar da bir sürü fotoğraf, Hatırlaması kolay olsun diye asılan. Bir defter başucuma fırlatılan, Sayfaları da yazmaktan kararan. Yaşı yok sevinmenin, Üzülmenin de olmadığı gibi. Gülen bir yüz görmek aynada, Unutulan eski bir arkadaşı görme misali. Yeniden açmak bu gözleri, Kaybettiğini tekrardan bahşetmişler gibi. Yeniden inanmak nefes alan birşeye, Var olmayana inandırmak gibi. *Kuralsız başladı yazmaya küçük parmaklarım, öyle de devam etti eskiden kalma bir inatla. Ne anlattığımı anlayan tüm insanlar için de paylaşılmaya devam etmekte. *Ve hayran olduğum kadın eşlik eder yazıma;

Kıssadan Hisse Zamanlar - 1

Resim
Açılmıyorsa kapı, zorlamak neden? Bir yol için tek kapı yalanı kime ait? Kim inandırdı beni buna? Peki bu sadakat kimden bana yadigar? Ve bu insanlara karşı bendeki kısmı körlük... Ya bu insanların hoyratça savurdukları sessizlikleri. Sorumsuzca kurdukları sözüm ona cümleleri. Böyle insanlar mı seviyoruz biz? Böyle insanlar mı oluyoruz? Ve ne yazık zamana karşı bu kadar acımasızlığımız. Ne garip bu yaşananlar, kalemime düşenler şimdi. Geçmişte karaladığım sayfalarca cümleler... Değer biçmeden, olur beklemeden... Filtresiz akıttığım, ara ara ben kokan, başkaları kokan... Ve ne garip noktası gelen konulara gelmek. Elini uzattığın o anda, hangi beklediğimiz her zaman orada? O anlardan sebep rakamların değeri. Duygular belki ama bugün ile yarın farklı, O yüzdendir "o tarih", "o saat" tir geçmiş-gelecek. Ve bunlardan dolayı değişir insan,madde,mekan.. *Kıssadan Hisse Zamanlar' a başlangıç yazım olsun. Parçası yanında gelsin. ;)

Bir Dönüş Hikayesi

Vazgeçmek. Ne aptal bir eylem. Ben de tam olarak, yarın 1 hafta olacak şekilde, işte tam olarak bu fiili gerçekleştirdim. Ve yine tam da yarın 1 hafta olacak şekilde, aynı eylemle tanıştım. İki taraflı olarak da ilk defa karşılaştığım bir durum olmasa da, her seferinde farklı bir his oluşturduğu, diğeri ötekinden daha ağır gelebilecek bir durum oldu. Öyle bir şey ki, en son hissettiğimde, gerçekten ama gerçekten, -üzerine basa basa yazıyorum, hatta koyulaştırıyorum,- ölmek istedim. Bunun için yalvardım Yaradana, sırf kendim yapmamak için. Düşündüm, eğer adı düşünmek ise. Sonra karar verdim kendimce. Madem vazgeçmek kolay insanlar için sevdiklerinden, bende sıraya soktum. Yazmak, kendim(evet, seviyorum kendimi), sevme duygumu, var olmayan şeylere olan inancımı... Hepsini yok edersem daha gerçek olurum diye düşündüm. Yaptım, yapamadım kısmı karışık. Zaten amaç veda yazısı yazmam da ki sebebi anlatmaktı, umarım anlatabilmişimdir. Bu işin başlangıcının özet kısmı. Son noktası da veda yazı...

Veda

Resim
Siyah bulaştı suyuma. İnançlarım, kelimelerim, kalbim bulanırken griye..Set çekemiyorum olanlara. Bıraktım dönsün siyaha. Temizken görmeyen kalplere ne anlattım durdum kendimi, olmadı. Bir de böyle görmeye çalışsınlar içimi. Kelimesiz, sessiz ve siyah. * Son yazımdı bu. Ara zamanı gelmiştir artık. Lanet bulaştı mürekkebime, ne yazsam olmuyor. Mühürledim defterimi, yazmam daha dedi dilim dün gece. Bu da son olsun, veda yazım olsun.

Yazmaya Sebep

Resim
Aklın bir kenarına saklanmış mutlu eden düşler... Beklemeden giden yıllara inat yavaşça kurulmuş cümleler... Sonu belli bir senaryoya inat yarım kalmış sahneler... Her an gidecekmiş gibi kapının yanına bırakılmış boş bavul... İtinasız yanyana dizilmiş bardaklar... Yazmadan, konuşmadan paylaşabilecek bir ömür... O ömrü yazacak tükenmeyen bir kalem,bitmeyen bir defter... Pencereye vuran güneş, rüzgar, yağmur, kar.. Ve bir sürü sebep var ki insanı yazmaya iten. Sen ve daha fazlası...

Bir Albüm, Koca Bir Hikaye

Birsen Tezer i dinlemeli şu sıra durmadan. Dolunay parıldarken gökyüzünden bize, mazoşist ruhum da hortlamışken şu sıra kadehlerin arkasına saklanmak zaman kaybı. Bir kaç melodi, ses bu isyana eşlik etmeli diye düşünüyorum. Yoğun tempodan arta kalan gecenin bir kaç saatimi Birsen Tezer'le geçiriyorum bir kaç gündür. Önceden de dinlememe rağmen bu bir kaç gün daha farklı geliyor cümleler, enstrümanların sesi kulağıma.Hayallere dalıyorum aniden yine. - Küçük bir sahnede, iskemlenin üzerinde anlatıyor Birsen, anlatıyor. Dinlemeye çalışıyorum, aklımın seslerini bastırıp. Ama beceremiyorum. Dökülmeye başlıyor gözlerimden biranda. Utanıp düşüyor kirpiklerim aşağıya doğru, sağ elim sol elimi rezil etmek ister gibi ne yapacağını bilmiyor. " Aşk bu değil, yapma güzel " diyor Birsen. Nasıl yapmayayım diyorum? Ne istediğini ilk defa bilen ben, ne zaman kafasını kaldırsa soluk görüyor karşındaki sureti. " Seni sevdiğimdendir gelirim ben bu yere, Yanaklarıma düşer gözümün ya...

Nasıl Başladı, Neye Bağlandı Cümleler Yine

Resim
"İşaretler, tesadüfler, istemek... Yetersiz kalan bir sürü şeyden sonra yollarını ayırmak.Emanet olan bedenlere, emanet ifadeler yükleyip, birşeyler yaşamak. Kötü biten herşeyi temize çek, yıka ve rafa kaldır. Sonunda böyle iyi hatırlıyor insan herşeyi, yoksa ne mümkün tecrübe olarak kabullenmek." "Ramazan geldi, koca bir seneyi atlatıp. Çok şey diledim, çok şeye de sahip oldum. Kaybettiklerimi de sahip olduklarımdan saydım zaman geçtikçe. Düzenim, düşüncelerim değişti, ben değiştim. Ürkek olan kelimelerime,cesaret geldi. Savunamadığım da yıkıldığım, zaman zaman inkar ettiğim, ama içimde -kelimelerim şahit olsun ki- pişman olmadığım günler de elbet.Ve dua etmeyi, Rab' dan dilemeyi öğrendim. Dilimle dileyemediğim dönemlerde oldu, sadece içimden geçen zamanlarda. Elimden kalemde düşmedi, içimde cümlelerde eksilmedi. Yazdım durmadan. Maddelere bir sürü nefes yükledim,can gelsin diye. Kendimi tekrar etmekten korkarken, duygularıma eşlik etti bir mevsim,bir defter ya da...

Bol Karamelli Notalar

Resim
Tüm günümü pastanede geçirip, iliklerime kadar "ben doğru ile uğraşıyorum" cümlesini hissederken; arka fonumda bu parça çalıyordu. Cover candır. Bende ki Adele'dendi, ama bu da onun ki kadar başarılı. Karamel kokusu peşimi bırakmasın, sevdiceğimde yanımdan ayrılmasın der, süper zamanlar dilerim. ;)

Ölümsüz Olmak İstiyorum.

Resim
Şimdi kapat gözlerini. Yapacağın güzel şeyleri düşün. Beni unut demeyeceğim, çünkü ben seni unutamazdım;ama sakın hayata küsme, ben yaptığın her şeyde yanında olacağım, sabah yine radyonun sesiyle uyanacaksın, enerjiyle yatağından fırlayıp radyoyu kıscaksın, sonra pencereyi açıp dışarı doğru gerineceksin, dışarıda hikayelerini anlatmanı bekleyen binlerce hayat var, hepsi de anlaşılmayı bekliyor benim gibi, yaz aşkım, hiç durmadan yaz; birbirlerini anlat onlara, birbirlerine değerek, dokunarak yaşayabilmenin güzelliklerini anlat, birbirlerine karışmayı anlat, yaşam savaşı içinde yaşamayı, yaşatmayı unuttuklarını anlat, sevişmeyi anlat onlara, en zor anlarda bile ayrılmamacasına tek vücut olabilmeyi anlat, yalnız yürümek zor, kolayını anlat. şimdi aç gözlerini aşkım, söz veriyorum her şey çok güzel olacak. ben sana karıştım aşkım, artık daha güçlüsün. bir gün, şöförün aniden camı açabileceğini anlat... * Etkilendiğim bir film,evet. Çünkü söylenecek ve duyacak tüm cümlelere sahip.