Kıssadan Hisse Zamanlar - 68 / Hoşgeldin 34!
___ Ufalanmış ekmek kırıntılarına üşüşmüş, Kurulu alarmı var gibi her gün aynı saatte gelen, Etrafına yabancı ve ürkek o güvercin var aklımda. Adı neydi, kaç yaşındaydı, kim bilir? İzliyorum ne zamandır, casus gibi. Umarsız gibi gözüken korkak halini. Konuşsa bir kez benimle, ah! Sorular listesi var kafamda uzunca. Belki arkadaş bile olurduk, kim bilir? Uzunca sohbetlere sığdırırdım, onca soruyu. Durmadan kaybolan bulutların nereye gittiğini. Rüzgarın bilinmez yükseklikteki hissini. Güneşin yakından nasıl yakmadığını. Ay'a karşı uçarken nasıl ona aşık olmadığını. Mehtaba bakıp, nasıl dengesinin bozulmadığını. Yıldızların nasıl kafasını karıştırmadığını. Kayıp giden yıldızlar nerede toplandığını. Tanrı'nın sesini duyup duymadığını. Yağmura, kara ilk dokunan olmanın duygusunu. Gök gürültüsünden benim gibi korkup korkmadığını. Oralardan nasıl gözüktüğümüzü. Bizlerden biriyle karşılaşıp karşılaşmadığını. Cebine anı koymadığı için üzülüp üzülmediğini. Sorardım da sorardım hiç susma...