Kayıtlar

içimdeki kalabalık etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Hücre Notları - 3

Resim
___ Sese irkiliyorum sessizlikte. Küçük bir çocuğun sesine. Gülerek şarkı söylüyor. Nakaratında adım, Defalarca tekrarlanan. Tek kalmak istemeyen, Oyuna dahil edilmek isteyen, Yalnız bir çocuk gibi.. O kocaman yankıların içerisinde, Birinden emin oluyorum. Gidiyorum. Gidiyorum. Gidiyorum. Ses geliyor ama ulaşamıyorum. Yakından geldiğinden eminim. Beni duysun, O da beni bulsun diye, Şarkısına eşlik ediyorum. Daha da yükseliyor sesi. Sesimle bütünleşip, Ağzımdan çıkar gibi. Kendi etrafımda dönüyorum, Bir yandan şarkıya devam ederek. En sevdiğim elbisem üzerimde. Eteğimin renklerinin karışması. Saçlarımın savruluşu. Ellerimin küçüklüğü. Ayaklarımın hızı,. Kocaman bedenimde saklanan, Hissediyorum o küçük kızı. İşte ben buradayım, Yakaladın beni derken, Kıkırdayan cesaretini. Soruyorum ona. Sobelemek için zamanımız var mı? __ * En değerlinize gelsin yazım. Ona iyi bakın. ** Bu yazı, eski notlar ...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 52

Resim
__ Sardı etrafı yine o koku.. Çekiyorum içime derin derin.. Yavaş yavaş.. Bir başka oluyorum.. Ciğerlerim aç kalmış gibi.. Saldırıyor her zerreciğe.. Aklımda küçük bir gemi.. Maviye bulanmış her yanı.. Kendini özgür sanan.. Kağıttan .. Bir med cezir gerek bize.. Bir med cezir sadece.. Dipten başlamak için.. Nereden başladığımı bilmemek için.. Göğü tekrardan görmek için.. Tekrardan nefes almak için... Gerçekten özgür olmak için.. __ * Uğruna öleceğin ne sınır olmalı, ne de toprak.. Ruh gibi özgür olması imkansız ama insan yine de istiyor.. ** TRT Müzik kanalında denk geldiğim  Kulaktan Kulağa  programında dinledim ilk olarak Bremin Mızıkacıları' nı... Suzan Suzi türküsünü söylüyorlardı açtığımda televizyonu.. O kadar güzel ve içtendi ki.. Dinlemenizi tavsiye ederim.. Çok sevin bakalım...

Aklıma Tutunup Kalanlar - 2 / Edith Piaf - HAYATIM

Resim
"Onun günahlarının çoğu affedildi, çünkü çok sevdi."      Edith Piaf' ın Hayatım adlı kitabı Sahaflar Çarşısında en güzel karşılaşmalarımdan biri olması dışında, sevenleri içinde önereceğim bir kitap.    Nam-ı diğer Kaldırım Serçesi...    Kitabı okuyup, bitirdiğimde boğazımda garip bir düğüm bıraktı. Hep seven aşık olan, aklından geçenle yaşayan bir kadının hikayesi. En zor, sona en yakın olduğu zamanlarda bile hep aynı kalan bir kadının hikayesi. Kendi için yaşayan, aşkı her daima arayıp hiç bir zaman sahelinde uzun süre tutamayan, güzel sesli ve duygulu bir kadının hikayesi. Öyle ki hayallerimizdeki Edith' i bile arkasında bıraktığı kitapla kendi şekillendirmek istemiş olmalıki ardında bu kadar samimi bir yazılı eserde bırakmıştı.     Her yayının sonunda olduğu gibi yine aynı şeyi tekrarlayacağım. Çok sevin!. İnat ve inatla. Neye mi inat? Gördüklerimize,kirletenlere,inanmayı unutanlara inat..Bu güzel Regaip gecesinde iç...

Aklıma Tutunup Kalanlar- 1/ Kıssadan Hisse Zamanlar - 31

Resim
__ Bana bir geceni anlat. Geceni gecemsiz anlat ama. Bensiz olanından. Tek başına... Anlat ki gecemi gecensiz ne kadar karanlığa boğduğumu anlatayım. Ellerine siyah döküp, Yıldızları odana dağıtayım. Sıradan bir nefes sırasında, Günü bitirme çabasında, Olanlara sırtını dönüp, Gözlerini düşürmeye çalışırken, Geceni gecemiz yapmayı anlatayım. Ya da boşver. Dal rüyalara sen. Uyandığında gündüzün kapatır belki izlerimi.                                                                                         __ * Vakitli vakitsiz y...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 30

Resim
__ Zaman koşuyordu önümde. Hep bir acele. Hep bir yere yetişmeye çalışıyor. Hep terli. Kokusu gelir burnuma. Burnumun direğine kastı var belli ki. Durdursam diyorum. Geçsem önüne. Dur desem. Dinlen önce. Bırak donsun saniyeler. Aynı kalsın mevsim. Aynı kalsın tarih. Aynı kalsın takvim yaprağı. İnsan soyuna güven olmaz. Sen de biliyorsun. Hep önce kendi. Sonra tahmin ettiğin oluyor. Dökülüyor dilimden istekler. Geçmişim geçmiş kalsın. Geleceğim ise sır. Bana hep anlar kalsın. __ **** Bir Yaşar konseri atlatıldı. Küçük kız kardeş kırılmayarak. Gayet güzel ve eğlenceli bir gece oldu bizim için. Benim bir müddet Jolly Joker' e gitmemem gerek artık bence sadece. =) *** Kıssadan Hisse Zamanlar' ın sayısı arttıkça karışmakta sanırım. Ne vakit 30 oldu bilmiyorum ama. İyidir, güzeldir diyerek devam ediyorum. Maillerini eksik etmeyenlere de tekrardan teşekkür ediyorum. ** Bon Jovi' ye hasret kalmışım. En sevdiklerimden gelsin bu...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 29

Resim
- Güneşin içi ısıttığı bahar aylarından biri, Günlerden pazardı. Vapur rotasında ilerlerken gözleri suya daldı kadının. Uzunca izledi suyu. Vapurun suya vuruşunu.. Suyun köpürüşünü... Köpürmeyle suyu itmesini.. Sonra diğer dalgalara karışıp, normalleşmesini... Sanki sahnelenmiş tiyatro oyunu gibi. 1. Vapur suya vuruyor 2. Su sinirden köpürüyor. 3. Köpürüp suyu itiyor. 4. İttikçe, ileride suyun akıntısına karışıyor. Yol ilerledikçe aynı sahne tekrar tekrar yineleniyor. Kadın izledikçe yaşadıklarını izlediği sahneye benzetiyor. Sevdiği adamla olan ilişkisine. Adam, kadını her seferinde aynı yerden vuruyordu. Kadın hep kızıyor, gidecek sanıyordu. Ama zaman nasıl bir akıntıysa acıya da alıştırıyordu. Kadın da affetmeye alışıyordu. - * Dün Büyükada dönüşü esintisi... Dinlediğim her hikaye etkiliyor beni. Ben de bunu yazarken emin oldum. ** Bir Fettah Can konseri atlatıldı. Uzun zamandır bu kadar zevk alarak bir konser izlememiştim. Duvar şarkısından performansı b...

Kabus Notları - 1

Resim
"Ruhum bile boğuluyor sensizliğinde. Nasıl da derin. Nasıl da siyah. Görmediklerim korkutuyor beni; Düşerim de sensiz derinliğine, boğulurum diye." *Kesik kesik uykularımda o kadar çok kabus görür oldum ki. Hatırladığım çok net görüntüler yok. Fakat bazı belirgin sahneleri net hatırlıyorum. Mesela,gece yukardakileri fısıldıyordum. Sanırım rüyalarda da karalamaya başladım.** Kaybedenler Kulubü - Bazen ... *** Ve evet artık Kabus Notları da başlar. İyi bir hafta olsun.

Kıssadan Hisse Zamanlar - 17

Resim
Alevler sarmış çevremi. Görürüm o orada, görmez beni. Ağlasam da söndürsem ateşi. Çıksam karşısına sevse beni. Dilim lal olmuş, yüreğim kilit. Tutsa elleriyle silse tüm yanık izlerimi. __ Kül olacak ateşte elbet. Suyu arayacak yüreği. Ateş gelmez belki ayağına suyun. Ama açar yüreğini ateşe. Demese de bilirim beni istediğini. Söndüremese de ateşle buhar olup gideceğini. *Metis defterinin bitmesine az kala. Karıştırdım biraz sayfaları. Yukarıdaki cümleleri buldum. Eskisi gibi bencil olmadığımdan paylaştım hemen. ** İşten ve sosyal hayatımdan dolayı yoğun dönemlerdeyim. Hep bir koşturma. Yollarda, uyumadan önce deftere notlar almaya devam ediyorum tabii ki yine. Blogun temasının bile değişme vakti geldi bence. *** Multitap'ın Battaniyem ve Çıbık gibi hareketli parçalarından sonra "Ben anlarım ." parçası; beni gerçekten çok şaşırttı. Sözleri ve müziği , şu Kasım'ın bir başkalığını göremediğimiz dönemlerde güzel gitti. Devamını bekleriz.

Kıssadan Hisse Zamanlar - 16

Resim
Duymuyor musun sesimi? Belki bir insana, bir varlığa titreşim olmaz sesim; Bir ruh için, Yaradan için çağrıdır seslenmelerim. Sanırım - sanırdım ki hatta - hep anlarsın beni. Birden gelmelerin bundan sanırken; Her yolun bana doğru geliyor. __ Nerede melekler? Neden konuşmazlar benimle? Üşüyen yüzümde ellerimin sıcaklığı, Ellerinden kalan eski bir sızı bir taraftan. Elele kalıyoruz bir anda, sen bilmiyorsun. İstiklal, kalabalığına almak istiyor beni. Ben de inatla meydanda seni bekliyorum. * Tümer' le yazarken yine.. Benden dökülenler. Düzeltme/eklemeleriyle beraber. ** Bir Yeni Türkü konseri geçti gitti. Hep bir ağızdan şarkılar söylendi. *** Mehmet Güreli'nin parçaları, kafamdaki listede dönüp duruyor. Ama en çok mırıldandığımı paylaşacağım. Bugünlük "Sen ve Ben" parçası gelsin.

Kıssadan Hisse Zamanlar - 15

Resim
Bir rüzgar var dışarıda. Ve yüzümü ıslatan; sakince çarpan rüzgarın getirdiği su damlacıkları. Düşümdeki İstanbul'u resmediyor gördüklerim. Verdiğim her nefes; havadaki karmaşaya karışıp kaybolurken, Aldığım nefes çoktan vücuduma karışıyor. Nasıl da isli ve kirli. Sığınıyorum bir süreliğine eski bir tramvay durağına. Hep burada bekleyen ama o tramvayın yolcusu hiç olmayan biri olarak; Gidenleri izliyorum. Kimi gülüyor. Kimi konuşuyor. Kimi asmış suratını kendi düşünü izliyor. Herkes bir yerlere yetişmeye çalışırken, Ben herkese yetişiyordum bakışlarımda. Başka hikayelere asılıp giderim belki diye. Kendi halimi düşünüyorum bir an. "-Beni bulsa bulsa Azrail bulur." diyorum içimden. Bir melek korkutur mu insanı? Ürperiyor içim birden sanki gelmiş gibi. Ne zaman ürperse içim kalamıyorum o yerde. Sanki tramvaydan aceleyle inen bir yolcunun telaşıyla çıkıyorum duraktan, Ve hızlı adımlarla meydana inerken; kalabalıktaki hikayelerden biri oluyorum. * Bugün ...

İstanbul'a İlk İhanet

Resim
Sevişmelerin ucuz olduğu bir şehirden, İstanbul’dan yazıyorum sana. Farklı şehir kokan bedenini, Yalanla ve korkuyla beslediğin ruhunu, Yani seni, özleyerek anıyorum. Kinimi hangi su söndürür? Bilmem. Yüreğimi hangi ateş ısıtır? Tenime kim dokunur? Bilmem. Özünde bu kadar ucuz olan bir şehir, Yine bu kadar ucuza mı verir cevaplarımı? Yoksa unutur gider mi bizi de geçmişi unuttuğu gibi? Belki Beyoğlu katar bizi karışıklığına, Beyazıt ve Sultanahmet bir olur da saklar bizi o eski sokaklarında belki de. Hiç biri olmaz da bakarsın, O yorgan altında bekleriz herşeyin normale dönmesini. Ama yine bulurlar bizi, bilirim. Korkunun kokusu keskindir, ölü gibi. Sindiremem kokumu kokuna. Sarılmak yetmez, Kaybolmak lazım nefeslerde belki de. Ve biliyoruz ikimizde bunu. Sevdiğinden midir ki gidiyorsun benden? “Yakalamasınlar seni de” mi diye. Ve ben yine bu şehirde, Bu satırları tek başıma ucuz bir kalemle, deftere yazıyorum bunları. Yazdıkça değerlenir sandığım sen, Mürekkep gibi...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 10

Resim
Sahipsiz gibi herşey. Yağmur vuran camımdaki buğu gibi. Yok olacak sanki, gözlerimi indirsem. Belki de o yüzden durmadan yazıyorum. Döktüğüm cümleler ne vakit ses olsa; ardında sadece yüzümü hatırladığın için. - Belki onu bile hatırlamıyorsun.-  Ama yazsam öyle mi? __ Bir sayfaya, insan hem aşkını hem de nefretini anlatabilir mi? Hayır, deme.  Yazıyorum işte. Çevirdikçe gülüyorum. Çevirdikçe ağlıyorum. Çevirdikçe hem ölüp, hem de diriliyorum. Gerçek işte, mürekkeple mıhlanmış yerine. Gitmiyor. Terk etmiyor. Aldatmıyor. Yalan söylemiyor. Çevir ve oku.  Bu kadar. Emanet bırakılan herşeyin sahibi oluyorsun her noktanın sonunda. Paylaşıyorum bazen lokmamı, serpiyorum ellerimle bazılarını. Bir şarkı gibi seslenemiyorum belki ama, yüreklerine misafir oluyorum. Tek gitmiyorum sadece. Seni de götürüyorum hep yanımda. Öyle ki bilmeden "biz" oluyoruz. - İstemeden tabii.- ___ Unutmayı unuttum yazalı.  Silgi tutmayan mürekkepleri tuttum yanımda. Bir d...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 9

Resim
Son sözlerini yazar sanarsın. Son sözlerin de değildir zaten. Ama son sözlerin kadar acıtır canını. Sorsalar; söylemek istediğin son kelime ne diye? Ya da en acısı; Hangi isim diye? Ürperir içim,kalkar gider. Duymam diyeceklerimi. Terkeder gider gözlerim bedenimi. Görmem yazdıklarımı. * Yarım yazılardan. Aniden yazmıştım bir soru üzerine. ** OneRepublic - Missing Persons 1 & 2. Çello' nun sesine dikkat... Çellist arkadaşın hayranı olduğumu belirtmeme gerek yok sanırım.

Kıssadan Hisse Zamanlar - 8

Resim
Bir Rumeli şarkısına tutturdum sevgimi de gönderdim sana. Alır mısın tam istediğim gibi? Havada salınırken kıskanır mı kuşlar, ondan daha güzel öten sesi? Anlar mısın sana çaldığını? Dinlesen anlar mısın seni sardığımı Alsan ellerine tekrar tekrar dinler misin? Sevinir misin sana ilk kez gelmiş gibi? İşte durmadan bunları düşünüyorum. Nasıl yapsam? Ne etsem? Diye. Oysa gerek yoktu bilirdim. Sevdiysek eğer –yani sende sevdiysen beni- bizim dilimiz vardı. Ne dersem diyeyim anlardın beni. Şimdi tahta bir sandalyede, masaya uzanmış ellerim, Kulağıma çalınan bir Rumeli müziği, Masada bir defter , önümde tüten çay, Uzaktan insanların gözüne takılan ben. Yazıyorum cümleleri silkeliyorum tüm gücümle. Kalmasın tek kelime aklımda. Elbet dökülenlerden biri anlatır derdimi. Ya biterse? Diye korkuyorum bir an. Sonra ferahlıyorum. Bilirim; sessizliğimde sende çok şey demekti. Hatırlar mısın? –Peki benim gibi anar mısın?.- __ (Özel olduğunu farkettim, yazamadım deftere bile.) ...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 8

Resim
---- "Salıyor ruhum kendini artık. Başım düşüyor karşında, gözlerimi görme diye. Bu kadar dayanabildi yüreğim acıya. Ölüm imtihanından, adına okunmuş sela sesini duymaktan en fazla korkarım bundan sonra anca." dedi kadın. Onu son gördüğünde bir anda bu cümleler dökülmüştü. Adamın ve odanın sessizliğinde yankılanıp, tekrardan dinledi söylediklerini. Ne kadar da acı dolu ve umutsuzdu. Durmadan tekrar ettiği, artık ezbere konuştuğu,bir araya getirici cümlelerinden çok uzak. Artık yapacak bişeyi kalmayan bir insanın, hatta bir kadının tamamen arkasını döndüğünün kanıtıydı. Neler harcamıştı oysa mutlu olmak için. Değerlerini, gelecek planlarını,yanındaki insanları. Neleri paylaşmıştı "biz" kelimesi olabilmek için. Soluduğu nefesi, geleceğini, sonraki adımını, bedenini, hatta tüm ruhunu, mutluluklarını,acılarını... Gitmeden bir kaç güzel kelimeyi hak edecek kadar da çok sevmişti. Ama sessizlik oldu sadece cevabı adamın. Gözlerinde başka kadın saklayıp, zamanını ge...

Zaman

Resim
Güneş terkederken kızıl kızıl şehri, şehir ışıklanıyor kendiliğinden bir yandan. Güneş batıp, ay aralarken kendini bulutların arasından, denize bir resim çerçeveleniyor. Ben, eski bir terasta olanları izliyorum bir çift gözle. Öncesinde eşlik eden bir çift gözü terk ettiğim anları anımsamaya geldiğim bu yerde, gözlerimi alan sahneye dalıp gidiyorum. Virane bir kalbi, umutsuz zamanlardan kurtarmak için koşar adım gelen bir arkadaş gibi yüzümü gülümsetiyor izlediklerim. Ama ne çare daha da çok düşündürüyor bir yandan da.İnsanlığın akıl erdiremediği bir çok şeyi çözecekmişsin gibi geliyor. Ama ne çare. Limitsizce kullanılan cümleler arkasına, ben de birkaç cümle ekliyorum. Zaman diyorum, sadece zaman. Zamanı saklamak zor. Olanları tartmak, sıraya koymak daha zor. Öyle bir zaman ki; Koşsan yetişilmiyor. Uyusan durmuyor. Sadece beklesen geçip gidiyor. Nefes almasan bitiyor. Öyle bir zaman ki; her şeyi içinde saklıyor da, birkaç saniyeyi hatırlatıp, sadece o kadar yaşamış gibi hissetti...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 4

Resim
Ucu bucağı bulunmayan, Güneşin ve ayın çok iyi anlaştığı, Gündüz vakitleri; Ağaçların arasından sızan su ışıklarıyla oynandığı, Tüm renkler süzülürken gözlerimin önünde, Bir yandan da rüzgarla cilveleştiği, Bir tabloyu anlamak ister gibi uzunca baktıran, Gece vakitleri; Gökyüzünü parlak bir siyah göğün kapladığı, Koca bir ay ve sayılamayacak kadar çok yıldızların parladığı, Suyun en asil siyah kıyafetini giyip, süzüldüğü, Ateş böceklerinin otlar arasından belirdiği, Dilekler yüzünden yıldızların kaymadığı, Kuşların göçmek için sebebi bile olmayan, Köksüz bir ağaç gibi sonuna kadar yaşanılan, Karanlıktan kimsenin korkmadığı, Yağmur ıslatırken her yeri kaçmak için yer aranılmayan, İnsanların kötü olmaya iten bir savaşı olmadığı, Herkesin gelemediği, ama gelmek istediği, Anlayacağınız; Çok uzak rüyalardan yazıyorum şimdi. Ne vakit gerçek zamanda olmak isterim meçhul. Avam zamanlara karışmak değil niyetim. Ellerimle kurduğum,sevdiğim gibi olmadığı sürece de...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 3

Resim
Kaç defter tüketmişim şimdiye kadar,ne garip sığdıramamışım aklımdakileri bir türlü. Sayfalara dokununca anlıyorum herşeyin anlamını. Aslında ellerime sığınan,sıcağına sığındığım kalemlerim imiş. Nasıl da kabarık sayfalar. O kadar belli ki; tüm gücümle kalemle deftere dokunuşum, toprağı eşeler misali. Hiç silinmesin diye uğraşmışım,ne yazdıysam hep kalsın istemişim. Yolda giderken yazılmış bazıları.. Bazıları da başka mekanlarda.. Bazen oturup dizmişim tesbih gibi, sıraları bir şekilde kafamda uçuşanları... Bazen tutmuşum birini not almışım, unutmak derdine. Bazen de en uç duygularımın tarihleri kalsın, tekrar okuduğumda duygularım daimi hissetsin istemişim sadece. Yazılanları tekrardan okuyorum uzun zamandan sonra. Okudukça anlıyorum tüm sahip olduğum varlığımı. Nasıl da kendinden emin tüm sevmelerim, hüzünlerim, sevinçlerim... Dilediklerim,ahlarım... Arafta kalan zamanlarımda daha da gömülmüş ellerim mürekkebe. Aklı başımda sevdiğimde de, aklım beni terk ettiği zamanla...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 1

Resim
Açılmıyorsa kapı, zorlamak neden? Bir yol için tek kapı yalanı kime ait? Kim inandırdı beni buna? Peki bu sadakat kimden bana yadigar? Ve bu insanlara karşı bendeki kısmı körlük... Ya bu insanların hoyratça savurdukları sessizlikleri. Sorumsuzca kurdukları sözüm ona cümleleri. Böyle insanlar mı seviyoruz biz? Böyle insanlar mı oluyoruz? Ve ne yazık zamana karşı bu kadar acımasızlığımız. Ne garip bu yaşananlar, kalemime düşenler şimdi. Geçmişte karaladığım sayfalarca cümleler... Değer biçmeden, olur beklemeden... Filtresiz akıttığım, ara ara ben kokan, başkaları kokan... Ve ne garip noktası gelen konulara gelmek. Elini uzattığın o anda, hangi beklediğimiz her zaman orada? O anlardan sebep rakamların değeri. Duygular belki ama bugün ile yarın farklı, O yüzdendir "o tarih", "o saat" tir geçmiş-gelecek. Ve bunlardan dolayı değişir insan,madde,mekan.. *Kıssadan Hisse Zamanlar' a başlangıç yazım olsun. Parçası yanında gelsin. ;)

Yazmaya Sebep

Resim
Aklın bir kenarına saklanmış mutlu eden düşler... Beklemeden giden yıllara inat yavaşça kurulmuş cümleler... Sonu belli bir senaryoya inat yarım kalmış sahneler... Her an gidecekmiş gibi kapının yanına bırakılmış boş bavul... İtinasız yanyana dizilmiş bardaklar... Yazmadan, konuşmadan paylaşabilecek bir ömür... O ömrü yazacak tükenmeyen bir kalem,bitmeyen bir defter... Pencereye vuran güneş, rüzgar, yağmur, kar.. Ve bir sürü sebep var ki insanı yazmaya iten. Sen ve daha fazlası...