Kayıtlar

rüya etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Öldürmeyen... Yaşatmayan...

Resim
Bir gitmek duygusu vardı içimde. Kapısı sadece bana açık. Öyle ki kapıyı ne bir fani çalsın istiyorum. Ne de bir ölü. Dursa önünde kapının, beklese hakir göreceğim. Değişen Ben’ e şaşırmayı bırakıp,bir el de ben vereceğim. Arada bir tıkırtı sesleri geliyor dışarıdan. Belli ki bazıları vurup kaçıyor. Bazı zamanlarda rüzgar benimle oyun oynuyor. Ama nasıl ölmüşse merak duygum, senin kapıda olma ihtimalin bile kıpırdatmıyor yüreğimi. Bu yüzden tıkırdayan sadece kapı oluyor. Gitmek nasıl bir zırhsa, -Ağır ve karanlık gelse gerek.- bakmıyorum da dışarı. __ İçimle konuşuyorum şimdi. Hatırlatıyor birer birer herşeyi. Kapının arkasında kalman, daha da anlamlı oluyor. Olmayışın, içerideki seni sonsuz kılıyor. Biçare kalışını örtüyor. Korkak savaşlarından beni uzak tutuyor. Tek sıkıntı; sıcaklığındı eskiden. Nasıl alıştıysam yoktan var etmeye, sana sensiz bile kavuşuyorum. İlk yarattığım sen gibi. Son halin çoktan ölmüş yabancı biri. Oturdum şimdi evimde tek başına, gidişimi anlamlandırıyorum ...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 21

Resim
__ İnceden bir yağmur, düşerken şehrime, seni, sen kokan zamanlarını gönderdim rüzgara. Sen şehrimden kaçtığını sanarken, bırakmadım düşlerimi. Ben koktu şehrin. Sen yine kaçamadın. Gördüklerin olmak. Kokladığın olmak. Ben çoktan oralara karıştım. Şehrimden istemesem de koptum. Vatanımı istila eden düşman gibi değil de, göçüm gibisin. Sığındığım bu şehrin, artık benim de şehrim oldu. Fabrika çıkışlı düşüncelerin arasında yaşamaya çalışmaktan çok, yaşamak için. __ "G öremediğimden dileğim... Ne garip. Göremediğimden görülebilecek zamanlar dilemek. Başka zamanlar da, farklı zamanlar yaşamayı istemek. Herşey bir yana; asıl garip olan bu zamanlarda sevip, kalmak olsa gerek. Kalmak gibi gitmekten, gitmek gibi kalmakta artık insanlar. " * Öğle arası notu gibi oldu. Bir anda. Rüyamın da etkisi belki de. ** Dün gece uzun zamandan sonra kesintisiz uyudum. Rüyamda da edebiyat almış başını gitmekte. Çemberimde Gül Oya'dan hatıra bu cümleler, odamda da asılıdır...

Rüya..

Neden sorusunun şu sıralar anlam bulmadığı zamanlardan bir kaç sahne aklımda. İnadına gülümserkense gözlerim yaşlı. Etrafa bakıyorum. Koca bir uçurumun ortasındayım. Dört bir yanım suyla çevrili. Kafamı kaldırdığımda kocaman bir gökyüzü. Elimi atsam yakalayacakmış gibi bulutlar. Çekiyorum nefesi içime en içime hem de. Açtım kollarını bıraktım kendimi. Suyun içindeyim şimdi. Özgürüm işte. Saçlarım tel tel olmuş istedikleri gibi dalgalanıyor. Gözyaşlarımda suya karışıyor. Suyun verdiği huzur, içimin verdiği hüzünle kaybolmayı bekliyorum. *Tüm gün fazlaca dinleyince paylaşmak istedim sanırım. (Damien Rice - 9 crimes)