Kayıtlar

içimdeki hikaye etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Hücre Notları - 3

Resim
___ Sese irkiliyorum sessizlikte. Küçük bir çocuğun sesine. Gülerek şarkı söylüyor. Nakaratında adım, Defalarca tekrarlanan. Tek kalmak istemeyen, Oyuna dahil edilmek isteyen, Yalnız bir çocuk gibi.. O kocaman yankıların içerisinde, Birinden emin oluyorum. Gidiyorum. Gidiyorum. Gidiyorum. Ses geliyor ama ulaşamıyorum. Yakından geldiğinden eminim. Beni duysun, O da beni bulsun diye, Şarkısına eşlik ediyorum. Daha da yükseliyor sesi. Sesimle bütünleşip, Ağzımdan çıkar gibi. Kendi etrafımda dönüyorum, Bir yandan şarkıya devam ederek. En sevdiğim elbisem üzerimde. Eteğimin renklerinin karışması. Saçlarımın savruluşu. Ellerimin küçüklüğü. Ayaklarımın hızı,. Kocaman bedenimde saklanan, Hissediyorum o küçük kızı. İşte ben buradayım, Yakaladın beni derken, Kıkırdayan cesaretini. Soruyorum ona. Sobelemek için zamanımız var mı? __ * En değerlinize gelsin yazım. Ona iyi bakın. ** Bu yazı, eski notlar ...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 58

__ Sen.. Herşeyin eni.. Hep doğru tarafı.. Hep en güçlüsü.. Ufak bir kıvılcım.. Yandı.. Bitti.. Kül oldu.. Hiç bir sabah demez.. Hazır mısın mutsuzluğa? diye başlamıyor.. Ama nasıl desem.. Bir sabah oluyor.. İşte orada.. Evet , evet.. Kımıldıyor.. Bir şeyler olacak..Sanki?. Ya .. Davetsiz misafir.. Nasıl olduğunu bilmeden içeri giren.. Olmaması gereken bir yerde.. İnceliyor her yeri.. Katladığınız tüm anılara bakıyor.. Bir bir aşağıya indiriyor.. Bütün gülüşleri sakladığınız kasaları karıştırıyor.. Kafanızı tutup. "Bak oraya!" diye emir yağdırıyor.. İnandıklarınızı eziyor.. Ve çekip gidiyor.. Şimdi ne yapmak lazım? Oturup ağlamak var.. Ama akmıyor işte.. Bir şeye inanmış olmaktansa.. Tekrar yeniden kurasım var.. Basit şeyler.. Yeni bir sabaha inanasım var mesela.. Eski bir dostu göresim.. Kendime yuva yaratasım var mesela.. Yeni hedefler noktalayasım var.. Sadece çay içip, yazasım var....

Kıssadan Hisse Zamanlar - 57

Resim
___ Belki uçarım.. Şu tepeye çıkarsam eğer.. Haydi içimdeki kötü.. Konuş.. Yapamazsın de.. Koşa koşa yapayım ben de.. Kuş gibi olayım hadi.. Süzüleyim .. Bakayım tepelerden.. Kalmak zorunda olmayayım.. Mutlu edemediğim insanlardan, Mutlu olmadığım insanlardan, Çok ama çok uzaklara uçayım.. Aşkı alayım kanatlarıma.. Bulutlar değsin tenimize, Ve masmavi bir gök olsun sadece.. Yıldızlardan sarkıtalım ayaklarımızı.. İnsanlar yok... İnsanlar riyakar.. İnsanlar yalancı.. Kandırırlar.. Gel kalalım burada diyorum.. Bakıyorsun yüzüme .. Bakıyorum yüzüne.. Kal hadi.. Benimle..  Ömür yok... Geceyi örteriz üstümüze, Gündüz öper tenimizi.. Yağmurla yıkanırız.. Güneş ısıtır içimizi.. Kal hadi.. __ *  Hep bir kuş olmak istedim.. Eninde sonunda olacağım.. Küçük Prens'i neden bu kadar çok seviyorum?? Hep işte bu sebeplerden...  Neyse; çok sevin lütfen.. ** Spotify kocaman deniz olunca, eski şarkılarla kar...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 50

Resim
________ Kış biter. Çiçekler açar. Yağmur yağar. Deniz kokar. Gemi gider. Kuş uçar. Aşk kalır. Aşk hep vardır. Masallar güzeldir. Hep bir kahraman vardır. Hikayeler değişir.. İnsan değişir.. Ama herşeyin başı huzur.. İnanmak bir de. ________ * Deli bir kadından korkmaya gerek var mı? Dilinden neler çıkacağı, neler yazacağı belli olmasa da... ** Nick Cave - In to my arms şarkısıyla, "Çok sevin." der, iyi zamanlar dilerim.

Halet-i Nuriye - 1

Resim
Değişmem demeyin. Bir yerde, biri ya da bir şey piminizi çekip asıl sizi patlatıyor. Sonra başka bir sen olarak sahnelere geri dönüyorsunuz. Ne zaman olduğunu önemsemeyin. Yansımanıza gülümseyin bol bol, yeter. Ve bazen, hatta sıkça da olabilir umur-sa-ma-yın. Belirtmeyi es geçmek istemiyorum. Değişmeyen tek düşüncem ise, çok sevin. Evet, çok sevin. Ama en çok kendinizi. Kendi yaralarınızı,başarılarınızı, yeteneklerinizi,beceremediklerinizi.. Sonra değer gördüğünüz herşeyi. Bir bitkiyi bile. Sevdikçe, güçlenir insan. Sevdikçe, sizi kötü eden her ne ise erir. Evet, bir cadı misali:) Eylül, güzeldir.. Kaydedin bunu bir yere. * Eee okuyucu dostlar yeni bir seri daha başlasın. Halet-i Nuriye, hepimize hayırlı uğurlu olsun. En çok da bana :) ** Su Soley.. Kadın gibi kadın.. İzlerken, dinlerken çok zevk vermekte bana. " Bu yaz" şarkısını dinleyin hadi.. Güzel zamanlar dilerim.

Fısıltı Notları - 9

Resim
__ Rüzgarımı kesmek yerine, sana gelen yolumu kesmiştin sevgilim. Başka yol aramadım hiç. İnandığım yol.. Bildiğim yol.. Belki bir sessin şuan. Belki bir ağaç. Belki bir polen. Aydınlıkla açılan yeniye yürürken eşlik ediyorsun sessizce. Ne ben senin farkında oluyorum. Ne de sen farkettirebiliyorsun kendini. Ay çöküyor geceye şimdi. Güneş doğacak yeni bir güne. Karanlık çöktüğünde görünen suretin aydınlatmıyor artık gecemi. Zifiriye ulaştığında kapattığım gözlerime güneş doğuyor hatta. Çiçekler tomurcuk veriyor. Heryer yeşil ve mavi. Yeni bir güne başlıyorum... Yeni olan umuttur. Yeni olan aşktır. Maviyi sevmek gibi sevdirir siyahı. Gündüze uyanmak gibi huzur getirir gecesi. Yeşile düşen suyun ardındaki kokusu burnuma geliyor da.. Gün artık aydın... __ *Yazacaklarımı sıralayacak bir an bulmak tek ihtiyaç bazen de. ** En sevdiğim parçalardan biri. Bu satırları yazarken de bana eşlik eden hatta.  

Kabus Notları - 14

Resim
__ Kusuyordu kadın cümleleri... Nefes almadan.. Kımıldayan bir sürü görüntü. Tüm beynindekiler can çekişiyordu. Kurtarılmaya layık mıydı? Kurtarılabilir miydi? Düşünecek aklı kalmamıştı. En ilkel haliymiş gibi. Evcilleştirilmemiş bir hayvan gibi. Yerdekiler renklerini kaybetmişti. Kadın güçsüzce soluklanıyordu. Duvar dibi dost oluyordu. Sırtını yasladığı ama çaresiz. Zili çalıyordu durmadan.. Sanki içeride biri varmış gibi. Neden çalıyor? diye düşündü kadın. Ölüm ne vakittir oturuyor bir evde? Ölmek için bir yumru sesi mi gerekti? Kadın ölmüştü. Kustuğu o an yaşamını yitirmişti. Ağız dolusu bir sürü yaşamak. Tüm varlığını işte o an kaybetmişti. Ölmüştü. Emindi. Alçalıp, yükselen bedeni yalan söylüyordu. Banyoda biri bulana kadar bu tek gerçekti. Kendi gerçeği. Ona ait kalan tek ve ilk şey bu olmuştu. Boşluğa fısıldıyordu durmadan. Neden? Neden? Neden? Durmadan.. Sayısı artan neden sorusu onu kurtaracakmış gibi... __ * Yazamayacak zamanlar değil...

Kabus Notları - 12

Resim
__ Ah Tanrım! Kulların ne kadar cesur karşında. Bir o kadar da inançsız. Cahillik mi bu? Beynim uyuşuyor.. İkiye bölüyor biri elleriyle.. Hissediyor muyum? Karıncalanma belki. Sol göğsümdeki kalkanı düşürüyorum. Biri var karşımda. Asılıyor yüreğime. Soluk borumu tıkıyor biri. Açılıyor gözlerim gittikçe. Kapatamıyorum. Karanlıktan korkmak değil. Günden korkar oluyorum. İsyanımdan belki.. Emin olmamaktan belki.. Sabah, gece karanlığı gibi.. Kör ve koyu geliyor içime.. Ama ben .. Karşında.. Dilini bilmeyip inandığım.. Ana dilimi anlamadığım.. Geçmişim karşına.. "Koru beni" diyorum.. Aydınlansın içim.. __ * Çok sevmek? Sevin. ** Şebnem Ferah'tan 4 sene sonra haykırır gibi "Od" isimli bir albüm geldi. Sonunda. Yazarken arka fonda yine albümle aynı adı taşıyan şarkı çalıyordu. İyi zamanlar olsun.

Kıssadan Hisse Zamanlar - 41

Resim
__ Şimdilerde herkes üşüyormuş.. Yılın ilk ayı.. Kış mevsimiymiş.. Bahar gibi oysa.. Bir güneş yakar içimi... Rüzgarda esmiyor değil. Saçlarım hiç aynı kalmıyor... Savruluyor rüzgar nereye isterse. Eskiden kalma bir gün gibi bugün.. Yolu tek başıma yürüyeceğim için mi böyleyim yoksa? __ Eski bir caddede.. İnsanların arasına karışıyorum.. -Ben kalabalığı sevmiyorum..- Sağa dönüyorum önce.. Eski bir hana giriyorum hışımla.. __ Kitapların arasına dalıyorum. Uğruna insanlar öldürülen.. Bir kelimeyle bir insan yaratan... Kağıt kokusu var ortalarda.. Baskın bir küf kokusuna karşı.. __ Kitaplar arasında bir adam.. O olmasa tüm kitaplar savaşacak birbirleriyle.. O olmasa kitaplar sahipsiz kalacak.. Kitapların efendisi diyorum içimden.. Kutsal bir hükümdar.. Kılıcı olmayan bir savaşçı.. Geleceği bilmez belki ama.. Hangi kitabı sorsan bilen bir alim.. Muhabbet ediyoruz uzunca.. Şanslı sayıyorum kendimi. Bir çay eşlik ediyor.. Çok dinliyorum... Az konuşuyorum...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 39

Resim
__ Ara zamanların birindeyim.. Biri varmış.. Biri heralde.. Ne saat içinde.. Ne bir dakika.. Saniyeyi bile bölüyor gibi.. Sonra arkasında kalıyor gibi.. Koşuyorum Koşuyorum.. Bir kaybolup, bir gösteriyor .. Yüzü var mı bilmiyorum.. Koşuyor ki ilerliyor diyorum.. Ayakları olsa gerek.. Uçuyor mu yoksa??.. Kanatları mı var yani.. Eyvah! İlerisi uçurum.. Yetişmem lazım .. Kaybedemem.. Koşuyorum .. Koşuyorum.. Uçuruma varıyorum.. Kalıyorum bir ucunda. Kapatıyorum gözlerimi.. Korkuya.. Aşağıdaki ucu gözükmeyen boşluğa.. Son gücümle koşuyorum yine. Basacağıma inanır tavrımla... Boşluğun suratıma vurduğu rüzgarla daha sıkı kapatıyorum gözlerimi.. Bildiklerimin yanlış olduğuna inanarak.. Bilmediklerimin verdiği heyecanla.. Açtığımda tüm güzelliğiyle karşımda duran o.. Ayakları var. İnsan gibi insan değil. Melek mi yoksa? Yürüyorum boşlukta onunla.. Gözlerim açık rüyada gibiyim... Yürüyorum.. Yürüyoruz.. Uçuyoruz sanki.. Aklımda tek düşünce.. ...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 34

Resim
__ Sensiz de olsa devam edecek tüm cümleler. Özneler gizlenecek bilinmeyen yerlere. Yüklemler anlam yaratmaya çalışacak. Anlamsız kaldığı yerde ise yarım kalacak. Hiçbir özne özel olmayacak. Sen hep bilinmeyen bir yerde gizli kalacaksın. Bazen başka isimler giyeceksin üzerine. Sen, hiç sen olamayacaksın. Ben hep satırlar çıkacağım üst üste. Bazen durmadan sıralayacağım. Bazen durup, soluklanacağım düzensizce. Bazen vazgeçip karalayacağım üzerini. Ama hiç bir şeyin yeri değişmeyecek. Herşey hep aynı kalacak.   Yaşam aynı yaşam. Döngü aynı döngü. İşte bu yüzden; Gökyüzü yine bir mürekkeple mavi olacak, Bulutlar beyaz. Martılar ses bulacak. Çiçeklere bir palet vurup, renklere bulanacak. Yeşile benzetmeler yapılacak. Siyah öksüz kalacak. Karanlığa dost olacak yine. Varlığın, bir defterin yeri belli olmayan sayfalarından birinde, Sayısı belli olmayan tarihte açılmayı bekleyecek. O gün geldiğinde de; Ahmak ağlatan bir kavuşmayla, Yin...

Fısıltı Notları - 4

Resim
__ Bir yarım dünya kadehe şarabı damlatırken, içimi döküyor gibi oluyorum. Yavaşça ve dikkatle... Her yere yayılıyor kokusu. İçinde tüm birikenler doluyor burnuma. Bir yudum ekşitiyor dilimi. Karışıyor kokusuyla, dolduruyor ağzımı. Yuttuğum yakıyor boğazımı. Eskimiş, ekşimiş. Gerisi üzüm gerisi kırmızı... __ * İptal olan planlar, durmadan çalışmalar falan bir yana...Bir başka zamanlar şu sıra şimdi. Hep deliyim, hep cesur. Ama izliyorum sadece. **Ezginin Günlüğü olsun zamanlardan. Signomi şarkısı vardı dilimde. *** Ufak bir not; ölüm nefes alışverişinin bir anında gizli. Pişman olmaktansa, pişman etmek iyidir. Keyfinizi bozmayın. Çok sevin.

Raif'e Mektup - 3 / Fısıltı Notları - 3

Resim
Raif, İnancım. Varoluşum. Uzun süredir bu satırları yazmakla yazmamak arasında kaldım. Biliyorsun Çok zaman geçti. Çokça insan, çokça anı aktı gitti aramızdan.Akıntı o kadar kuvvetliydi ki, ne sana sormak istiyorum gidenleri, ne bana sor istiyorum kalanları. Bazen seni hiç tanımamış olmak istiyorum. Bazen o tabloda herhangi bir fırça darbesi olarak kalmış olmak istiyorum. Toprağın altında ya da üstünde... Hep aynı duygular peşimde dolanıyor. Ölümden korkan fani insanlar gibi, sevmekten korkar oluyorum. İnandığım Tanrı bile yalnız bırakmış gibi. Dostum. Sırdaşım. Ölmeden önce, öldükten sonra da aklımda yanıma aldığım tek varlığım. Gözlerin halen önümde. Mahçup. Bazen suçlu. Bazen kızgın. Yeni hayatına karışırken bile yanında eksik etmediğin ben, şimdi ise bir hayalet. Utancım, sustuklarımdan. Susmam,uzaklığından. Uzaklığın ise benden sebep. Ben ise... Zamansız bir güne geceyarısı vurdu şimdi. Gözlerimi yummadan seni andım yine. Sensiz günü senli bitirmek için. Raif... Özür...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 33

Resim
__ Kalabalık bir parkta, boş bir bankta tek başına oturan adam gibi. O adamın anlatacaklarından daha fazla değil anlatacaklarım. Ama yine de anlatacağım sana, seni yıllardır tanıyormuş gibi. Acım senden fazla gibi dizeceğim cümleleri. Asla senden daha az acı çekmiyor olmayacağım. Yine de diziyor olacağım disiplinsizce. Özneyi gizlemeyeceğim bile. Yok olacak tüm o zaman süresinde. Önce daha iyisini hakettiğimizi savunacağız. Sonra hakettiklerimizi sıralayacağız dökercesine. Anlattıkça kızacağız önce, Ara ara seveceğiz. Ama her cümlenin sonunda vazgeçeceğiz. Yalandan olmamış düşler kuracağız. Tanımadık yüzleri, tanıdık zamanlar yerleştireceğiz. Filmin bir yerde yanacağını hissettiğimizde de, Korkar ve aceleci tavırlarla veda edeceğiz. Arkamızı dönerken çok şey bilen bir arkadaş, Bir dahaki karşılaşmada da yabancı biri olacağız. __  * Herşey yolunda ama ortalık karışık..Evin bitmek bilmeyen inşaat hali, işler kabarık, doğum ...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 32

Resim
Eski bir tren istasyonunda, yeni yetme duygularla teslimim hayallerime. Özler gibi bir yanım. Sever gibi diğer tarafım. Tren geliyor uzaktan, görüyorum. Sesler, uğultular vuruyor kulağıma. Delecek gibi  sesler dik ve kuvvetli. Tüm beynimde aralıksız ve acımasız. Raylara vuran sesler, hayallerimi bıçaklıyor. Tren hızla gelip, kapısı önümde duruyor. Kapısı açılıyor trenin. Gözlerim kuru, Yüzüm bembeyaz. Aklım dolu. Kalbim bomboş. Ne bir hayal elde kalan. Ne bir umut. Ne bir aşk. Aklımda kalan, elimde bir yığın. Kırıklar. Kirli bir ter.  Sahte bir sıcak. Ruhsuz nefesler. Gerçeğimi yanıma alıp, biniyorum şimdi trene. Gelecek durakların sorularıyla. İneceğim durağın umruyla.  * Bu umut dolu yazı sonunda Çok Sev demek garip olacak ama öyle .. ** Avaz Avaz sayesinde yine yeni bir farkediş. " Bazen hayat sizden özür dilesin istersiniz." cümlesi altında Kafabindünya  grubundan Binlerce Özür parçası... İyi zamanlar dilerim...

İlk Gibi / Çiğdem Talu - Melih Kibar çiftine İthafen

Resim
Karşındayım. Tüm duygulara yabancı. İlk defa sever gibi sev beni. İlk defa dokunur gibi dokun. İlk defa öper gibi öp. Yabancı olsun tüm yaşananlar. Kimseye benzemesin izi. Adın,sesin, sıcaklığın.. Hepsi yabancı olsun. Gözlerim sana parlasın. İçim sana titresin. Kelimeler senin için sıraya girsin. Mürekkebim seni için saçılsın deftere. Kalkayım sen. Yatayım sen. Günlerle kavga edeyim senin için. Saatler düşmanım olsun bir an. Sonra affedeyim onları. Zaman düşmanım değil, dostum olsun. Yalanlara inandığımızı sananlar için , İnanları daha da inandırmak için, Yabancı olduğumuz herşeyi, herşey yapmak için. Öyle bir olalım ki; Seni ben, beni sen hatırlasınlar. O kadar sevelim ki; Nefesi de birlikte alalım, Son nefesi de birlikte verelim. Verilen ömrün kapısını beraber kapatalım. Alınan ömrün kapısını beraber açalım. Karşındayım.. Ve farkındayım sevgilim. Olmadığın sürece inanırız masallara. Geldiğinde olmayana değil, ...

Aklıma Tutunup Kalanlar- 1/ Kıssadan Hisse Zamanlar - 31

Resim
__ Bana bir geceni anlat. Geceni gecemsiz anlat ama. Bensiz olanından. Tek başına... Anlat ki gecemi gecensiz ne kadar karanlığa boğduğumu anlatayım. Ellerine siyah döküp, Yıldızları odana dağıtayım. Sıradan bir nefes sırasında, Günü bitirme çabasında, Olanlara sırtını dönüp, Gözlerini düşürmeye çalışırken, Geceni gecemiz yapmayı anlatayım. Ya da boşver. Dal rüyalara sen. Uyandığında gündüzün kapatır belki izlerimi.                                                                                         __ * Vakitli vakitsiz y...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 26

Resim
Kavuşacağımızı haber verir gibi çaldı kulağıma melodiler. Bir sevinç, bir heyecan bende. Gelin olacakmışım misali. Yüzüne o kadar hasret kalmışım ki; Kaldırsan başımı, ilk defa görmüş gibi bakacak gözlerim. Gariptir, bildiğim surete meraklanıyorum. Piyanonun tuşları harfler gibi sırayla basıyor. “Geliyor, bak yolda.” Diyor sanki. Hızlandıkça al basıyor yüzümü, Melodi tekrarlandıkça dudaklarım, dilim kuruyor. Herşey seyrinde ilerlerken, bir sessizlik çöküyor. Notalar bir yerde son buluyor ki, ses gelmiyor. Sana da yolda birşey oluyor ki, sen gelmiyorsun. * Dün gece 02:01 de döküldü cümleler. Rahmetli Onno Tunç' un On:Ay şarkısını dinlerken. Garip bir şekilde defterime sarılmama sebep oldu parça. ** Orç 'a paylaşımından dolayı ayrıca teşekkür ederim. Hep özel olmak zorunda, yapacak bir şey yok sanırım.

Kıssadan Hisse Zamanlar - 24

Resim
__ Te krar düşleyemiyorum seni. Yeni zamanlar giydiremiyorum. Sanki bir arabadayım. Hızla giderken yolda, camdan sabitlenmiş bakışlarım dışarıdakileri silik görüyor. Net bir kaç ayrıntı var önümde. İstanbul var. Galata köprüsü var. Koca bir ay var parlayan. Ve şehrin denize yansıyan ışıkları. Tek bir sima çalınmıyor gözlerime. Hızlıca geçiyorum şehrimden. Hızlıca siliniyor herşey. Oysa mıhlamıştım yüzünü,. Güneş’ i gündüze, Ay’ ı geceye mıhlar gibi. Herşey yerinde bakarsan. Ay, güneş, İstanbul. Bir terslik var bu işte. Uyurken çekip gitmiş olmalısın. Olmalısın ki yoksun artık. Şehrimden durmadan geçen mevsim gibi. Sen de gittin bir uyku aralığında. __ * Dün oturup bunları karalıyorken kalabalığın ortasında, ezber kalan görüntüleri sildim gözümün önünden. Sessizleştim biraz daha. Büyük ironi biliyorum ama daha çok karıştım kalabalığa. Tören gibi gördüklerim. ** Aklımda bir sürü şarkı var aslında. Gitme kararı alan biri olarak, kendimce bir sürü parça.. Bülent ...

Öldürmeyen... Yaşatmayan...

Resim
Bir gitmek duygusu vardı içimde. Kapısı sadece bana açık. Öyle ki kapıyı ne bir fani çalsın istiyorum. Ne de bir ölü. Dursa önünde kapının, beklese hakir göreceğim. Değişen Ben’ e şaşırmayı bırakıp,bir el de ben vereceğim. Arada bir tıkırtı sesleri geliyor dışarıdan. Belli ki bazıları vurup kaçıyor. Bazı zamanlarda rüzgar benimle oyun oynuyor. Ama nasıl ölmüşse merak duygum, senin kapıda olma ihtimalin bile kıpırdatmıyor yüreğimi. Bu yüzden tıkırdayan sadece kapı oluyor. Gitmek nasıl bir zırhsa, -Ağır ve karanlık gelse gerek.- bakmıyorum da dışarı. __ İçimle konuşuyorum şimdi. Hatırlatıyor birer birer herşeyi. Kapının arkasında kalman, daha da anlamlı oluyor. Olmayışın, içerideki seni sonsuz kılıyor. Biçare kalışını örtüyor. Korkak savaşlarından beni uzak tutuyor. Tek sıkıntı; sıcaklığındı eskiden. Nasıl alıştıysam yoktan var etmeye, sana sensiz bile kavuşuyorum. İlk yarattığım sen gibi. Son halin çoktan ölmüş yabancı biri. Oturdum şimdi evimde tek başına, gidişimi anlamlandırıyorum ...