Kayıtlar

film etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Fısıltı Notları - 10

Resim
__ Sonsuz döktüm yaşlarımı.. Durmadan.. Durmadan.. Durmadan.. Bir gün bitecek gibi... Çok sustum... Konuşunca ömrüm kısalacak gibi.. Az mutlu olacak gibi.. Sorsalar söyler miydim? Bilmiyorum.. İzin verir miydim? Belki de.. Kara bir deliğe kayıyorum... Tik tak.. Tik tak.. Zaman işliyor.. Tik tak.. Tik tak.. Dünya değişiyor.. Kim var orada? __ * Ne yani siz bu filmi beklemiyor muydunuz? Ben bekliyordum.. "Bir varmış bir yokmuş" filmini, evet. Mevzu bahis Mert Fırat olunca işler değişir... İlksen Başarır ile birleşince kesinleşir.. Melisa Sözen' i zaten zevkle izleriz... Bugünden itibaren.. Herkese iyi seyirler..  ** Mert Fırat' tan dinlemek... Bu blogda kaçıncı paylaşımımım olacak bu şarkıyı  bilmiyorum... Yine yeni yeniden "Nilüfer" ..

Kelebeğin Rüyası - Fragman

Resim
* Sabırsızlanıyorum izlemek için...

Benim Adım Khan

Resim
Karan Johar yönemenliğinde 2010 yapımı bu filmi hediye edilmesinden sebep, tesadüfi bir şekilde de olsa daha yeni izleme fırsatım oldu. Filmden o kadar etkinlendim ki tek sefer izlemekle de bırakamadım. Hatta film boyunca gözyaşlarım, sorgularımı da bitiremememden sebep, yazıya döküp paylaşma gereksinimi duydum. Yönetmen; Otistik bir çocuk olan Rızvan Khan’ ın çocukluk ve büyüme zamanlarından başlayıp, annesinin ölümü ile küçük erkek kardeşinin yanına Amerika’ ya gider. Burada erkek kardeşinin eşi, Khan’ın Otistik hastalığının bir çeşidi olan Asperger Sendromu olduğunu farkeder ve onu olması gerektiği şekilde yönlendirip, topluma karıştırır. Khan, hastalık krizlerinden biri sırasında Mandira’ yla tanışır ve ona aşık olur. Hikayede bu aşktan yola çıkarak başlar. Mandira dul ve bir çocuk annesidir. Bir zaman sonra Khan ve Mandira evlenir. Mandiranın oğluda Khan’ın müslüman soyadını alır.11 Eylül sonrası Amerika’ da ve çoğu Hristiyan ülkelerinde Müslümanların gördüğü terörist muamelesi ...

Beni Unutma Filmi "Bir İnsanı Ne Kadar Sevebilirsin?"

Resim
Takva filminin yönetmeni Özel Kızıltan kamerasının, Burak Göral'ın senaryosunun satırlarını yansıttığı, 100 dk. süren "Beni Unutma" filmini izledim geçen akşam. Paylaşma gereksinimi duydum, kötü eleştirilere inat. Bir tarafta sevgilisi Hakan (Kenan Ece) tarafından aldatılıp,yakalayan Olcay(Açelya Devrim Yılhan) karakteri, diğer tarafta evlilik arifesinde herşeyden bunalıp, nişanlısı Ebru'dan (Tuba Ünsal) vazgeçen Sinan (Mert Fırat) karakteri. İkisi için dönüm noktası olan o günde, aynı yerde bulunup, yollarının kesişmesiyle hikaye başlar. Ortak bir arkadaş ve ayrılıklarının sayesinde bir anda yakınlaşmaya başlarlar. Olcay için kötü zamanların başlangıcı, Sinan' ın varlığıyla, varlık olmak için yaptıklarıyla bir anda güzel zamanlara dönüşür. İkisinin de geçmişinin peşini bırakmaması ve mutlu bir evlilik sonrası Olcay'ın tuhaf davranışları yüzünden düşen gölgeyle birlikte süregelen bir hikaye. Mert Fırat' ın başarılı senaryo seçimlerinden dolay...

Ölümsüz Olmak İstiyorum.

Resim
Şimdi kapat gözlerini. Yapacağın güzel şeyleri düşün. Beni unut demeyeceğim, çünkü ben seni unutamazdım;ama sakın hayata küsme, ben yaptığın her şeyde yanında olacağım, sabah yine radyonun sesiyle uyanacaksın, enerjiyle yatağından fırlayıp radyoyu kıscaksın, sonra pencereyi açıp dışarı doğru gerineceksin, dışarıda hikayelerini anlatmanı bekleyen binlerce hayat var, hepsi de anlaşılmayı bekliyor benim gibi, yaz aşkım, hiç durmadan yaz; birbirlerini anlat onlara, birbirlerine değerek, dokunarak yaşayabilmenin güzelliklerini anlat, birbirlerine karışmayı anlat, yaşam savaşı içinde yaşamayı, yaşatmayı unuttuklarını anlat, sevişmeyi anlat onlara, en zor anlarda bile ayrılmamacasına tek vücut olabilmeyi anlat, yalnız yürümek zor, kolayını anlat. şimdi aç gözlerini aşkım, söz veriyorum her şey çok güzel olacak. ben sana karıştım aşkım, artık daha güçlüsün. bir gün, şöförün aniden camı açabileceğini anlat... * Etkilendiğim bir film,evet. Çünkü söylenecek ve duyacak tüm cümlelere sahip.

Mother and Child / Anne ve Kızları

Resim
3 kadının, hayatlarının bir yerinde çakışmasını anlatan Rodrigo Garcia yapımı, kurgusunun gerçekten başarılı olmasından kaynaklanan, ışıklarından tutun müziklerine kadar ayrı bir emek harcanmış bir filmden bahsetmek istiyorum. Güzel bir günde denk gelmesinden dolayı mı bilmiyorum ama anne olmanın ne kadar kutsal birşey olduğunu ve aslında içimde ne kadar istediğimi anladım. İlişki konusunda çok becerikli olmam gerekiyor sanırım bu istek için. Uzun bir süre rafa kaldırmam boşa değil. Elizabeth' in geçmişinden dolayı öfkeyle beslediği duyguları, kendince cezalandırıp, başkalarına yaşatarak ders veren ama aslında her kadın gibi "aile" kavramının gerçeği ile yaşayan, aşktan bir o kadar da kaçan hatta inanmayan biridir. Karen ise yıllar önce yaptığı seçimiyle yaşadığı acıyı , "zaman hiç bir acıyı azaltmıyor" cümlesine anlam katan biridir. Lucy ise çocuğu bir türlü olmayan, bunun için her yolu deneyen, bundan sebep bir sürü olayla karşılaşıp, başa çıkmak zorunda ola...

Mine Vaganti - Serseri Mayınlar

Resim
Ferzan Özpetek' e ait güzel filmlerden biri daha. Uzun zaman önce Beyoğlu AFM de izlediğim, izlerken de zevk aldığım film olan Mine Vaganti' yi izlemek gerek diye düşünüyorum. Film, makarna üreticisi olan bir ailenin içinde yaşanan olayları anlatıyor. Homofobik bir gencin ailesine bu durumu açıklamaya çalışma durumundan tutun, aile içerisinde  aile için süpriz olacak başka durumları, dram ve mutluluk kokan bir sürü sahne barındırıyor.Oyuncuların her karaktere "cuk" diye oturmasıyla film bir çırpıda izleniyor. Hatta bitmese keşke diyorsunuz. En güzeli ise Akdeniz havasını burnunda hissetmek oluyor. (Benim gibi özlem kokulu izliyorsanız bir de.) Kısaca,  serseri mayın gibi devam ettiğimiz hayatımıza farklı sahnelerden bakmamıza yardımcı bir film.  İzlemeli, özellikle de Ferzan sevenler öncelikleri arasında olmalı. Fragman ,oyuncuları en güzel tanıtıma sahip olan sitesi;  http://www.minevaganti.net/mine.html Bloga yazma nedenimse bol spoilerlı yazı yerine yine...

Once

Resim
Garip bir dönemden geçiyorum. Tekim ve durmadan müzikler eşlik ediyor bana. Kulağımda hep bir melodi. Eskilerden,tanıdık. Kaydedilmiş ama dinlerken takılmış gibi. Akıp giden bir başka hayatımda olması ayrı tabii..İş vs vs. Dün akşam güzel bir film izledim. Övgü dolu cümlelerini duyduğum, filmden önce müziklerini dinlediğim. Once. John Carney ' in yönetmenliğinde başrollerini de Glen Hansard ve Marketa Irglova 'nın paylaştığı (hakikaten paylaştığı) sıcacık bir film. Temelinde bir konu barındırmayan ama bir çok sorularla bırakıyor sizi. İzlerken o kadar garipti ki. İlk defa bir filmi iki sahne şeklinde izledim başından sonuna kadar.(evet,zekiyim sanırım). Hali hazırdaki sahne ve kendi kafamda kurduğum -kendi seyrinde devam eden- sahne... Sanırım yönetmenin amacı, izleyiciye kafasında kurdurmak filmi. Film bitti. Elimde kağıt kalem, kulağımda müzikleri. Dökülüyordu cümleler, devam ediyordu benim için film çünkü. Kısaca izlenmeli. Haki...