Kayıtlar

Kıssadan Hisse Zamanlar - 49 / Anason Koktu Masamız

Resim
___ Kocaman bir masaya serpmiştik herşeyi.. Günün birinde verdiğin fotoğrafı.. Seni üzdüğüm bir günü.. Karşılaştığımız semti.. Verdiğin ilk öpücüğü.. Acı.. Tatlı.. Mıhlanıp kalsaydık o güne dediğimiz.. Unutup bıraksaydık o anı dediğimiz.. Koca masa ve iki kadeh. Oturduk ikimizde bir uca. Bakıyoruz.. Kaşık kaşık daldırıyoruz tabaklara kaşıkları.. Sen birini az alsan, öbürünü çok alıyorsun.. Ben birini sevmezken, diğerini vermek istemiyorum. Sevmek, paylaşmak olunca.. Bırakıyorum sana da.. Kadehleri vuruyoruz birbiirine.. Herşeye içelim diyoruz.. İlk yudum sert geliyor.. Sonra ılık ılık devam ediyoruz.. Konuşuyoruz.. Bir yandan yavaş yavaş atştırmaya devam.. Saatler kovalıyor.. Zeki Müren arayı buluyor.. Bir yandan biz de eşlik ediyoruz.. Anasonu mezelerle karıştırınca.. Yine güzelleşiyoruz.. O güne mıhlanıyoruz.. Karşındaki yüzün, yüzüme değiyor sonunda.. Elin zaten elimde.. Kokun ve anason.. Tanrım.. İşte herşey k...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 48 / Mavi Bir Geminin Hikayesi

Resim
__ Bir varmış, bir yokmuş.. Hayalet mavi bir gemide.. Aralık ayının bir vakti.. Tek başına.. Rotasız.. Bir yere ulaşmaya çalışmadan.. Dünya zamanı akıtırken misali.. Aktı gitti suyla birlikte.. Vurdu karaya bir akşamüstü gemi.. Hayalet geminin ölümlü sahibi.. Yürümüş uzunca yolları. Kalabalık şehirlerden birinde. -tek kalmak mümkün gibi.- Mevsim rüzgarı titretip, Güneşi soğuktan sakınırken, Yağmurların ıslattığı günlerden birinde.. Yolun nereye çıkacağını bilmeden.. Apansız..  Aklında yokken... -belki de hep varken..- Tıklatmış zamansız bir anda kapıyı.. Görmeden.. Kapı ardında.. Yarım cümleler eşliğinde.. Konuşmuşlar uzun uzun.. Yeni zamanı selamlamışlar.. İlk defa.. Hep beklenmiş.. Hep görmezden gelinmiş.. Olmaz denilmiş.. Olmaması doğru görülmüş.. -Kim?- -Neden?- Başka zamanlarda.. Başka anılarla.. Başka insanlarla.. Konuşmuşlar.. Konuşmuşlar.. Kapı açılmış birgün.. Konuşmuşlar.. Konuşmamışlar.. Konuşmuşlar.. Konuşmamışlar.. Ay...

Seni Çok Özlüyoruz Atam!

Resim
__ O'nsuz geçen 75 yıl... O'nsuz da olurdu diyenlere inat daha da sahiplenmemiz gereken zamanların kapımıza dayandığı şu zamanlarda, yıllar sonra tekrardan Can Dündar' ın hazırlamış olduğu "Sarı Zeybek' i izlerken gözyaşlarım durmadan akıyor. Ben ve benim gibi hissedenler; O' nu çok özlüyoruz ve böyle yaşamaktan mutlu değiliz.Çocuk tecavüzlerinin,küçük gelinlerimin,yasakların, yakılmaların, dövülmelerin olduğu bir ülkede uykumuz hep huzursuz. Ve yine tekrar ediyoruz. Olmasaydı,olmazdık. Halkı için son nefesine kadar çalışan, Türk olmayı bizler için gurur parçası haline getiren liderimizi rahmetle anıyorum.. Bugün okumuş olduğum bir yazıdan alıntı yaparak, herkese iyi haftalar diliyorum. **Teşekkürler Onur Karan. Duygular işte bu kadar güzel dile getirilebilirdi. " Bu zamana kadar çok zor dönemler atlattık. çünkü adaletimiz 1938'de hayata gözlerini yumdu. 75 yıldır hala ayaktaysak, çoğunluğunun müslüman olduğu bir ülkede diğer müslüman devlet...

Halet-i Nuriye - 3

Resim
Tesadüf değil... İnanırım... Herşeyin bir sebebi olduğuna... Dün akşam suları bir taksi durdurdum. Taksici: - İşim var ama sizi taksilerin yoğun olduğu yere kadar bırakayım. Mağdur olmayın burada. dedi. Bir yerde bıraktı. İndiğim an bir taksi daha durdurdum. Mesnevi vs konuşmaya başladık. Konu nasıl müziğe geldi, bilmiyorum. M.Kazım Giritli' yle konuştuğumu öğrendim. Neler yaptıklarından, Türkiye' de müziğin ne kadar ederi olduğundan yakındı. Karşısında cahil kalıp, hayranlıkla dinledim. Sonrasında içinde bulunduğu projelerden bahsetti. Gideceğim yere kadar da onları dinleyip, gittik. Yüzümü güldürüp, içimi ısıttı. Kazım Bey' in yüksek enerjisi ile de aksi düşünülemezdi bence.  Pazarımı güzelleştiren bu ayrıntıyı ve Kazım Bey'in beraber çalıştığı Kaknüs Ensemble grubunun çalışması olan "Zambra" yı paylaşmayı borç bilirim. İyi haftalar..

Kıssadan Hisse Zamanlar - 47 / Halet - i Nuriye -2

Resim
__ Karanlık değil.. Umuttu seni beklemek.. Bir ömür sürmesini istemek.. Aynı kalmayı istemek... Daha da fazlasını arzulamak.. Mavi bir umut.. Yüreğime rüzgar olup, serinleten... Yeşil bir özlem.. İçimdeki çocuğa aile olan.. Beyaz bir ben.. Diğer beni de sadece sana sahneleyen.. Kırmızı bir aydınlık... Uyanacağımız günleri müjdeleyen... Çok başka sevgilim.. Tanımıyorsun seni.. Anlatacağım sana.. Deniz kokan şehrimin gölgesinde.. __ * Gün, gülümser bazen.. Güneş doğmamasına rağmen görürsünüz. Hissedersiniz.. Sırtındaki sıcaklık sebep olur bazen.. Bazen de melek olan bir ruhun öpüşüdür sebep.. İşte o zaman.. Şükreder insan.. Şükreder acılarına. Şükreder kaybettiklerine. "İyi ki kaybettim." dersiniz. "İyi ki bitti." dersiniz. Kadercilik oyununda sitemkar,oyunbozan çocuk olmayı bir kenara bırakıp, kalabalığa karışırsınız. Oyuna dahil olursunuz .. Halet-i Nuriye için değildi satırlar. Klavye başına geçince kahraman boyal...

Halet-i Nuriye - 1

Resim
Değişmem demeyin. Bir yerde, biri ya da bir şey piminizi çekip asıl sizi patlatıyor. Sonra başka bir sen olarak sahnelere geri dönüyorsunuz. Ne zaman olduğunu önemsemeyin. Yansımanıza gülümseyin bol bol, yeter. Ve bazen, hatta sıkça da olabilir umur-sa-ma-yın. Belirtmeyi es geçmek istemiyorum. Değişmeyen tek düşüncem ise, çok sevin. Evet, çok sevin. Ama en çok kendinizi. Kendi yaralarınızı,başarılarınızı, yeteneklerinizi,beceremediklerinizi.. Sonra değer gördüğünüz herşeyi. Bir bitkiyi bile. Sevdikçe, güçlenir insan. Sevdikçe, sizi kötü eden her ne ise erir. Evet, bir cadı misali:) Eylül, güzeldir.. Kaydedin bunu bir yere. * Eee okuyucu dostlar yeni bir seri daha başlasın. Halet-i Nuriye, hepimize hayırlı uğurlu olsun. En çok da bana :) ** Su Soley.. Kadın gibi kadın.. İzlerken, dinlerken çok zevk vermekte bana. " Bu yaz" şarkısını dinleyin hadi.. Güzel zamanlar dilerim.

Fısıltı Notları - 9

Resim
__ Rüzgarımı kesmek yerine, sana gelen yolumu kesmiştin sevgilim. Başka yol aramadım hiç. İnandığım yol.. Bildiğim yol.. Belki bir sessin şuan. Belki bir ağaç. Belki bir polen. Aydınlıkla açılan yeniye yürürken eşlik ediyorsun sessizce. Ne ben senin farkında oluyorum. Ne de sen farkettirebiliyorsun kendini. Ay çöküyor geceye şimdi. Güneş doğacak yeni bir güne. Karanlık çöktüğünde görünen suretin aydınlatmıyor artık gecemi. Zifiriye ulaştığında kapattığım gözlerime güneş doğuyor hatta. Çiçekler tomurcuk veriyor. Heryer yeşil ve mavi. Yeni bir güne başlıyorum... Yeni olan umuttur. Yeni olan aşktır. Maviyi sevmek gibi sevdirir siyahı. Gündüze uyanmak gibi huzur getirir gecesi. Yeşile düşen suyun ardındaki kokusu burnuma geliyor da.. Gün artık aydın... __ *Yazacaklarımı sıralayacak bir an bulmak tek ihtiyaç bazen de. ** En sevdiğim parçalardan biri. Bu satırları yazarken de bana eşlik eden hatta.