Kayıtlar

Ocak, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hücre Notları - 6

Resim
  ___ Defalarca katlayıp,  Parmaklarımla iyice küçültüp, Sakralıma sıkıştırdım o notu.  "Tekrar ne zaman okurum?" diye düşünmeden, Birinin onu bulamayacağından, Bulsa da çözemeyeceğinden emin. Açıkta kalırsa kabuk tutar, Biri okursa anlamı değişirdi. Yeşerecekse yine içimde, Kökleri bana ait olacaktı. Ölecekse de. Bazı zamanlar yok gibi. Ama bazı zamanlar çocuk gibi. Hep aynı yerimde ağrı. Hep o aynı sessizlik. Hep o aynı kararsızlık. Hep o aynı sıcaklık. Atmak istemiyorum.  Yakmak istemiyorum.  Kaçsın istemiyorum. Kalsın istiyorum.  Ne defter arasında,  Ne de gözümün önünde.  Tıkalı kalan bir yer değil, Tam da akış yönünde. Ezberiyle ya açarsa yolunu? Bir sabah uyandığımda giderse o duygu? Mahkum mu ki zaten? Peki gitse geri gelir mi? Bir kaç kelime için kalır mı? __ * Deli saçmaları diye belki de ayrı bir yazı dizisi olmalı. Kafamda hep farklı hikayeler dönerken özellikle. Sesli konuşmak yerine böyle yazınca daha az deli oluyoruzdur belki de. **...

İçimdeki Mırıltılar - 1

Resim
 ____ Beyaz bir karanlığa yaktım bu gece güneşimi.  Sarı, kırmızı rengarenk şimdi karanlık. Isınsın istedim sağım, solum.  Dudaklarım, ellerim, burnum.   Gördüklerim, hatırladıklarım, görmek istediklerim. Neler neler kalmış karanlıkta, gördüm. Neler neler saklanmış aklımda, gördüm. Işığın uzak kaldığı, nemli olan o yeri ısıtmaya çalışınca hatırladım. Kalkanımın gücünü çoktan kaybettiği o günleri, az da olsa ılık temiz bir hava, azıcık bir güneş nasıl nefes aldırırdı. Soğuk ve  karanlığına bırakmışım, her şey belki kaybolur gider diye. O zaman da yakabilir miydim güneşi? Yaksam da şimdi ki kadar renklenir miydi? Bu kadar  teslim olur muydum? Bilinmez.  Fanusa sakladığım zamanlar vardı aklımın arkasında. Her adımın başka bir melodisi olduğu zamanlar. Bakınca nasıl daha da yeşerdi yapraklar, renklendi çiçekler. Hatta deniz koktuğuna yemin edebilirim. Ufaktan bir bira kokusu. Koşuşan hayvanlar. İlerideki o siyah at.  İlerideki kuş denizde yüzüyor...

Hücre Notları - 5

Resim
__ Özlenen bir şarkıyı hatırlamaya çalışırken, takılan notaların ileri gitmesi için kaç kez tekrar etmek gerekir? Her şeyi kalıbına sokmaya çalışırken bu değil miydi niyeti diye düşündü. Uzunca susuşlarının bile zamanları vardı. Ağlamasına sebep bazı sahneler. Et yediği belli günler. Yürüyüş yaptığı belli saatler. O zaman sarmalına biri girdiği olduğu zaman bile, hep aynıydı. O sarmal giren kişinin bazen boynuna dolanıyordu. Nefessiz bırakacak kadar. O yüzden ne o birini tutabiliyordu hayatında ne de biri kalabiliyordu. Hayat boyu her detayı belli olan bir hikayeyi bozmayı haksızlık görecek kadar memnun gibi davranırdı. Ondan belki de hikayeyi şekillendirmesine el vermek yerine oraya uyum sağlamaya karar vermiştim. Girdiğimde güneş açan çiçeklerim, rüzgarlara dayanamamıştır. Sığınacak bir yer de bulamayınca solmayı seçtiler. Ama yine de kalmayı seçtim. Toprağı yeterdi. Öyleydi ya, zaman sürprizlere her zaman açıktı. Bir yer açarsa, tohum atarsa, yeşermesi neden mümkün olmazdı ki? ...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 72

Resim
_ _ Zamanın birinden sıçrayıp, Açtığı küçük bir delikten, İncecik ve yavaşça Yumuşak ve sessizce. Nasıl sızmıştı? Bilmiyorum. Ne zamandır böyle? Hatırlamıyorum. Öyle ki yeşermişti yolu. Dünün çukuruna, Bugünün denizine, Yarının bulutlarına, Ucu gözükecek bir yol, Hep bir şekilde gelecek gibi. Çok konuştum kendimle. Çok anlattım önceleri. Çok anlamaya çalıştım. Kayık lazımdı belki de. Çukurun tepesine sığınak. Hatta şansımız varsa liman. Bir şekilde gelebilirdi. Bekledim hatta bazı zaman. Bazen denizin dibinde. Sonsuz karanlıkta gölge gibi. Bazen suyun üstünde. Sonsuz beyazlıkta kuş gibi. Geleceğini ahdetmişsin gibi. ___ * Yeni yılın ilk yazısı, kapanışından daha önce anlamsız cümlelerle alt alta hazırdı. Şu an daha anlamlı göründü gibi. NYC' da yazının tamamını değiştirip, Detroit' te tatlı bir kar rüzgarı karşısında bitirdim.  ** Yeni yıl listemi halen hazırlamadım. Her yıl bir öncekini okumak, her seferinde şaşırmak beni mutlu ediyor açıkçası. Ama bu sene en başa tekamülü ya...