Kayıtlar

Kasım, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kıssadan Hisse Zamanlar - 71

Resim
 ___ Tahta bir bavulla birlikte uzakta göründüğünde Eylül 21'di. Bir daha geleceğini beklemiyordum. Ama gelmişti işte, yine beklenmedik şekilde. Bavulun köşelerini zaman törpülemiş gibiydi. Tutacağı çoktan onu orada bırakmaya hazırdı. Ama bırakmamıştı. Bunca zaman bir günü bekliyor gibi dayanıyordu.  Dayanmasaydı şimdiye kadar çoktan gelirdi belki de. Gelseydi? Susmuyordu aklım. O yokken kapanmış bir kapı vardı. Ve şimdi o kapı sonuna kadar açılmıştı. İstenmeyen melodilerin sesi yine yankılanıyordu. Ne zaman duysam aynı şey oluyordu. Gözlerimi açamıyordum. Lanetini fısıldamıştı kulağıma. Öyle gitmişti. Ne zaman kaçmaya kalksam, bir yerde mutlaka yolumuz kesişirdi. Okuduğum kitaplara dağıtmıştı kendini. Sevdiğim şarkılara. Hatta yatağımın karşısındaki boş duvarımla bile anlaşma yapmış olabilirdi. Nasıl görebilirdim başka türlü suretini. Tek güvenli yerim yine defterlerimdi. Oraya gelmezdi. Orası benim gizli mabedimdi. O da bilirdi ibadetimdi yazmak. Onun neyiydi de giremezdi bi...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 70

Resim
_____ Uykumun en olmadık yerinde, Rüyaların en ortasında, Gözlerimin bin kat altına sığınıp, Orada uyanıp geliyorum sana. Tüm renkler karışmış birbirine. O rüyada bir kuşun ağzındaki denize kaçan balık, Diğerinde uzaktan izleyen bir adam, Gölgesinden ayrılamadığım bir ağaç, Ne fark eder işte, hangi rüyam? Onca karmaşanın içinde, Yine de tanırım gözlerini. Kırmızı ağlamışız, Mavi gülmüşüz. Yeşil olmuş nefesimiz. Dokununca birbirimize, Karışmış tüm renkler birbirine. Hatta siyaha bulanmış bazı sahneler. Ne fark eder işte, hangi haldeyiz? Sesleniyorum sana en sessiz şekilde. Neden? diyorum. Neden bu kadar mutlusun şimdi? Gülüyorsun kocaman cümlelerle. Rüyalardan birinin perdesinde takılı kalmasak, Kokun bile burnumda diyeceğim. Ne fark eder işte, neredeyiz? _____ * Çok sevin! Çok hem de. Her canlıyı. ** Başka bir yazıyı yazarken çıkmıştı bir kaç cümlesi. Bugünse sadece durmadan bu parça ile tamamlandı. 

Kıssadan Hisse Zamanlar 69

Resim
 __ Duyuyor musun? Yavaş yavaş, bir sis gibi  Rüzgarın savurduğu melodiyi. Eskilerden, sanki bize ait. Tanıdık değil mi sence de? Hani güneş kavururken tenimizi, Suyun dibine inmeye çalışırken, Ağustos'u bitirmek istemediğimiz, En beklenmedik anda çalan o şarkı. Dans eder miyiz peki? İşte tam da o an yapmadığımız, Şimdi yine tam karşımdayken, Ritme benimle eşlik eder misin? __ Sen de hissediyor musun? Ayağımıza batan taşları. Yüzümüze vuran yağmuru. Vücudumun nasıl titrediğini. Gözlerine bakamayaşımı. Heyecandan soğuyan ellerimi. Yüzümdeki rüzgarın gıdıklamasını. Nefesinin verdiği isin etkisini. Söylesene sevgilim, Sen de hissediyor musun? ____ * Zamanı varken, yazabiliyorken, konuşabiliyorken ya söylemeli ya da nota almalı insan. Aidiyetimizi bulabildiğimiz tek yer yine kendimiz. Ne bir şehir, ne de bir insan. O yüzden kendinizle dansınız hep bir ritim olsun. Dans edebiliyorsanız tabii. Aa bir de çok sevin! ** Şu sıra elim bolca kalem tutuyor. Eski notlarımı evirip çevirebili...

Kıssadan Hisse Zamanlar - 68 / Hoşgeldin 34!

Resim
 ___ Ufalanmış ekmek kırıntılarına üşüşmüş, Kurulu alarmı var gibi her gün aynı saatte gelen, Etrafına yabancı ve ürkek o güvercin var aklımda. Adı neydi, kaç yaşındaydı, kim bilir? İzliyorum ne zamandır, casus gibi. Umarsız gibi gözüken korkak halini. Konuşsa bir kez benimle, ah! Sorular listesi var kafamda uzunca. Belki arkadaş bile olurduk, kim bilir? Uzunca sohbetlere sığdırırdım, onca soruyu. Durmadan kaybolan bulutların nereye gittiğini. Rüzgarın bilinmez yükseklikteki hissini. Güneşin yakından nasıl yakmadığını. Ay'a karşı uçarken nasıl ona aşık olmadığını. Mehtaba bakıp, nasıl dengesinin bozulmadığını. Yıldızların nasıl kafasını karıştırmadığını. Kayıp giden yıldızlar nerede toplandığını. Tanrı'nın sesini duyup duymadığını. Yağmura, kara ilk dokunan olmanın duygusunu. Gök gürültüsünden benim gibi korkup korkmadığını. Oralardan nasıl gözüktüğümüzü. Bizlerden biriyle karşılaşıp karşılaşmadığını. Cebine anı koymadığı için üzülüp üzülmediğini. Sorardım da sorardım hiç susma...