Kayıtlar

Şubat, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Benim Adım Khan

Resim
Karan Johar yönemenliğinde 2010 yapımı bu filmi hediye edilmesinden sebep, tesadüfi bir şekilde de olsa daha yeni izleme fırsatım oldu. Filmden o kadar etkinlendim ki tek sefer izlemekle de bırakamadım. Hatta film boyunca gözyaşlarım, sorgularımı da bitiremememden sebep, yazıya döküp paylaşma gereksinimi duydum. Yönetmen; Otistik bir çocuk olan Rızvan Khan’ ın çocukluk ve büyüme zamanlarından başlayıp, annesinin ölümü ile küçük erkek kardeşinin yanına Amerika’ ya gider. Burada erkek kardeşinin eşi, Khan’ın Otistik hastalığının bir çeşidi olan Asperger Sendromu olduğunu farkeder ve onu olması gerektiği şekilde yönlendirip, topluma karıştırır. Khan, hastalık krizlerinden biri sırasında Mandira’ yla tanışır ve ona aşık olur. Hikayede bu aşktan yola çıkarak başlar. Mandira dul ve bir çocuk annesidir. Bir zaman sonra Khan ve Mandira evlenir. Mandiranın oğluda Khan’ın müslüman soyadını alır.11 Eylül sonrası Amerika’ da ve çoğu Hristiyan ülkelerinde Müslümanların gördüğü terörist muamelesi ...

Adam Olmaz Bu Cümleler

Resim
Adam olmaz bu cümleler artık. Okuyorum da eskiye ait satırları. Ne kadar emin ve inanmış. Ne kadar lekesiz ve berrak. Ama tutunmuyor işte. Yetmiyor cümleler hiç bir şeye. Alayım karşıma, Tekrardan okuyayım, Bir kaç cümlede ekleyip, düzelteyim, “Hayır, öyle değil. Böyle böyle” Diyeyim diyorum. Cümleler, geçmiş benden daha inat. Nereden tutmaya çalışsam izin vermiyor. Anlıyorum, adam olmaz bu cümleler. Bırakıyorum olduğu gibi. Yabancı biri gibi okuyorum. Devam ediyorum geçmişi seyre. Bir adam tanımış yazan, Kör etmiş gözlerini açamamış diyorum. Dilime, dilime ağır gelecek cümleler geliyor. Vazgeçiyorum kirletmemek adına dudaklarımı. Yutuyorum midemin önceden sindirdiklerine güvenerek. Siniyor anlık heyelan. Bakıyorum ben de onun gibi özlüyorum. Bırakıyorum kenara hepsini, Adam olmaz bu cümleler. Adam olmaz bunları yazan. Adam olmayacaklarla savaş olmaz diyerek. * Zaman, zaman zaman oyun oynar. Dünü bugün sandırır. Bugünü son diye inandırır. Sonra bir bakarsın...

Günün Şarkısı - Multitap feat. Demet EVGAR

Resim
Günün şarkısı, evet. Ama bir gün değil, 3 gündür. Kadehime karıştırıp, içilen cinsinden. Sözlerini ben yazacaktım, onlar yazmış. İlham yolunu şaşırıp, onları bulmuş. Ayrıca Demet Evgar' ı biri durdursun.

Kabus Notları - 4

Resim
Yalan... Beş harfli bir felaket sadece Seninle aramızdaki köprüleri yıkan. Afet gibiydi o gün. Afet gibi bir anda geldi. Afet gibi darmadağın etti herşeyi. Günlerden 14'üydü, Aylardan takvimde en kısası, Hatırası resmi bir gün gibi. Unutulmaz bir afet gibi. Bir yalanla gelen zelzelenin, Kalbimin kocaman kırıklığında, Aklımın dayanamayıp yıkıldığı, Gözlerime sel basmasıydı o gün. Afet gibiydi o gün. Afet gibi bir anda geldi. Afet gibi darmadağın etti herşeyi. *Kabus notları yavaşta olsa devam ediyor. Bu sefer yarım bir yazı değil. Daha fazlası eklenmiyor üstüne sadece. ** Özel günlerden biri olarak sayılan Sevgililer Gününüzü kutlarım. Bugün Google' a bir göz atın derim. Benim için hiç bir zaman özelmiş gibi olmadı. Olmaya çalıştığı gün ise koca bir felaketti. O yüzden uydurma bir gün, önemi yok diyen kişilerden biriyim. Yine de kutlu mutlu olsun. Herkes bir olsun. *** Sezen Aksu - Sorma parçası gelsin. Çok sevin.

Kıssadan Hisse Zamanlar - 26

Resim
Kavuşacağımızı haber verir gibi çaldı kulağıma melodiler. Bir sevinç, bir heyecan bende. Gelin olacakmışım misali. Yüzüne o kadar hasret kalmışım ki; Kaldırsan başımı, ilk defa görmüş gibi bakacak gözlerim. Gariptir, bildiğim surete meraklanıyorum. Piyanonun tuşları harfler gibi sırayla basıyor. “Geliyor, bak yolda.” Diyor sanki. Hızlandıkça al basıyor yüzümü, Melodi tekrarlandıkça dudaklarım, dilim kuruyor. Herşey seyrinde ilerlerken, bir sessizlik çöküyor. Notalar bir yerde son buluyor ki, ses gelmiyor. Sana da yolda birşey oluyor ki, sen gelmiyorsun. * Dün gece 02:01 de döküldü cümleler. Rahmetli Onno Tunç' un On:Ay şarkısını dinlerken. Garip bir şekilde defterime sarılmama sebep oldu parça. ** Orç 'a paylaşımından dolayı ayrıca teşekkür ederim. Hep özel olmak zorunda, yapacak bir şey yok sanırım.

Kabus Notları - 3

Resim
Ölüm; Doğum gibi beklenen, bir o kadar zamansız ve ani. Toprak; Yaradılışın hamuru. Kefen; Toprağa karışmadan önce giydirilecek bez parçası. İnsan; Zamana yenilen beden gibi çürümeye mahkum anılara sahip olan. __ Bedenini toprağa veren biri, toprağın getirdiği herşeye mecburdur bir yerde. Böceklere, Yağmurun yarattığı çamura, Yansıyan seslere, -Ses ki ; içinde bazen dua, bazen özlem, bazen keşke, bazen ise iyi ki barındırır.- Ve ne gariptir ki dünya ile bağının bittiğini sandığın bir süreç; İstemeden doğmak ve getirdikleri ile başlayıp, İstemeden ölmek ve getirdikleri diye devam eden. __ Ölüm ki; korkulan nefes alan kabus gibi her an yanımızda. Sadece küçük bir veda buradakilere. Onlar toprak altında ve meçhulde yaşarken sis misali, Benden de selam olsun oradakilere. * Yaşamayı ve ölmeyi, öldükten sonraki yaşamı biçimlendirmek bir meziyet. Bir sanat. Güzel yaşamanız dileğiyle. ** Beirut - Goshen parçası gelsin. Yarım kalan yazılardan biriydi. Keza yine yarım...