22 Kasım 2009 Pazar

İçimden geldi yine...

Yalnızım. Bunu biraz geç anladım. Ömür hep birilerini kendi görmek istediğin gibi görmeyle devam etmiyormuş. Biraz son tükenmemde, daha kısa sürede yere tökezlemeye başlayınca öğrenmiş olsam da.
Koca hayatlar soktum küçücük hayatıma. Bazen çok su yuttum bazen sadece ellerimi ıslattım. Gün geldi su yüzünde kollarımı açtım göğü izledim. Çırpınıp her boğulacağımı sandığımda sabaha gözlerimi açıp, yeni hayata başladım. Bu sefer farklı başlamak için elimden geleni yaptım ama yine olmadı. Nedenini anlamam zor değildi. 3. cümlem bunun nedeni. "Görmek istediğim gibi" görmeye çalışıyorum yanımdaki adamı. Eskisi kadar uzun sürmüyor ama sürüklenmem. Az düşünmeye çalışıyorum önceleri.Sonra bakıyorum içimi kemiriyorum. Canım acımasına rağmen devam ediyorum hem de. Baktım artık nefes bile zor gelmeye başladı vazgeçemeyeceğim insanları düşünüyorum böyle anlarda. Hani hiç yok olmasın istediklerinden. Sevdiğimde böyle oluyor bir dönem. Hiç gitmesin,iyi-kötü* her şeyiyle yanımda kalsın istiyorum. Sonra yatağına yatıp dua etmeye başladığımda dilimde ölen sevdiklerimin isimleri. Görüyorum ki istesen de istemesen de bu var. Yok oluyor sevdiklerin ama en güzel halleriyle. Böyle olsun istiyorsun ya sevdiğinin, ne kadar hak ediyor pek? Ne kadar yanında? Teninde hissettiğin dışında, ruhuna karışacak kadar mı? 10 saniye belki kendimi kandırmam, kirpiklerimden dökülen tek damla gözyaşı cevaptır bu duruma. Kendini kandırmaya çalışma diyorum kendime. Kendimle çok çatışsamda sabah kalktığımda o adamı geride bırakıp hayatıma devam edebiliyorum. Yanıma yine kendimi alıp hem de. Ve evet ona ne düşündüğünü sormuyorum bunlar olurken. Böyle bir sirkülasyonda sevdiğim adamı, ömrümün insanını bulacağıma da inanırım.
-mış larla yaşanmıyormuş değil mi Merve? Hayat bu işte. (DİNLE)

*iyi-kötü: Hayatımın ufak bir döneminde böyle birşey olmadığına inandırmıştı adamın biri. Koca bir yalan olduğunu öğrenmek için deneme yapın isterseniz. Umarsızca yaşayın. Ama öğrendim ki iyi- kötü diye birşey var. Hem de her adımında.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçimdeki Fısıltılar - 5

 ___ Gölgeli bir güne güneş doğuyordu.  Ben de sabrımın en uçlarında uzunca bir yürüyüş yapıyordum. Öyle ki güneş arkamdan tepemi ve omuzlar...