Uyanış
Dağıldım. Toplu da değildim zaten. Kurutulmuş anılarım, küflenmiş inançlarım ve rutubetli gözlerim eklendi bir de tüm bunlara.Ağır bir koku hakim şimdileri, silikte olsa burnuma çalan tanıdık bir koku var. Koklamak istiyorum unutmamak için. Çekemiyorum da derin derin içime. Çeksem boğulurum, ciğerlerim yanar. Yavaşça alıyorum ben de kokuyu içime, yavaşça zehirledim kendimi. Vurup kapıyı çıkmam. İçeriye kimseye alamam da. Almam ki, kimse karışmasın odama. Bir yerde son bulacan sanıyor herkes, farkındayım bakışlardan. Ama öyle değil, onu da biliyorum. Ben nefes aldıkça, kokusuna nefesim,kokum karıştıkça oda yalnızca biz kokacak. Sadece nefesimi tuttuğum anlarda zamanı durdurabiliyorum.Morarana kadar sıkıyorum kendimi. Ne hain bir olgu şu zaman denilen süreç. Herşeyi sinsice nasılda silikleştiriyor. Ben tekrar tekrar çizip, geçtikçe üzerinden o biraz daha derin siliyor. Bense kalan izler üzerinden bir daha çiziyorum. Hiç yorulmadan, tekrar tekrar. Hatta yok olan izleri tekrardan düşleri...