Kayıtlar

Ekim, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kockoca 87 yıl....

Resim
Ey Türk Gençliği ! Birinci vazifen, Türk İstiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır. Bir gün istiklal ve cumhuriyetini müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezhür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sah...

Rıfat Ilgaz' ın doğumunun 100. yılı anısına...

Resim
    İş Bankası Kültür Yayınları ve Çınar Yayınları, düzenledikleri basın toplantısıyla Türk edebiyatının dev ismi Rıfat Ilgaz’ın 100. doğum yılını Rıfat Ilgaz’ın bütün eserlerini birlikte yayımlayarak kutlayacaklarını duyurdu. Yazarın mizah öykülerinden oluşan ‘Radarın Anahtarı’, ‘Nerde O Eski Usturalar’ ile ‘Garibin Horozu’ adlı eserleri ve ‘Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı’ oyunu ilk olarak bu hafta sonu başlayacak olan Tüyap Kitap Fuarı’nda satışa sunulacak. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları Genel Müdürü Ahmet Salcan, yaygın dağıtım ağlarıyla Rıfat Ilgaz’ın eserlerinin daha geniş kitlelere ulaşabilmesi için bu işbirliğine gittiklerini ifade etti. İki yıl içinde “Rıfat Ilgaz 100 Yaşında” başlığı altında 48 kitap yayımlayacaklarını belirten Salcan “Bunlardan ilk yedi kitabın dağıtımına fuarla birlikte başlayacağız. Bu yıl sonuna kadar ondört, 2011 yılı içinde ise kitapların tamamı yayımlanmış olacak. Yazarın 100. doğum yılı olan 2011’de ise Çınar Yayınları ile muhtel...

...

Özlem ne demekti? Öfkeyle, kinle yoğrulunca neye benzerdi? Düşünürken daldı gözlerim. Gariptir, kapatıp açınca göz kapaklarımı bitti tüm sorularım. Gözyaşlarıyla akıp gitti, karıştı tenime. *Eski bir şarkı dilimde şu sıra. Mp3' mde kaybolmuş, denk geldi bir anda. Bülent Ortaçgil - Sensiz Olmaz .(tık tık)

Şu sıra...

"Hayatı sahip olamayacakları hakkında yazacağı iki kelime arasında gelip giderken, bir yandan korkuları saracak etrafını. Tek başına yaşayacak olmanın verdiği acı dökülecek tüm satırlarına. Toparlamak isteyecek ama olacak mı peki? Zor. Göreceği yansıma, saklamaz gerçekleri, saklamaz olanları ve olanların getirdiği ifadeleri. Tükenecek sonunda onun da nefesi. O da biliyor. Öncekilerden hatırlar çünkü tüm bildiği cümleleri." *Güzel anımsamak istiyorum herşeyi, anımsıyorum da. Çukurun içinden gelen sesler sadece yankı. Olanlara üzülmek ise; uzaktan bile tanımadığın birinin haberini okuyup,acımak kadar sahte. Pişmanlık kelimesi yok dilimde yine. Sinirle söylediğim belki bir kaç cümle toparladığım. Göremediğim belki koca yıkık bir gelecek. Ama güzel yine de  susmak, yüzümdeki gülümsemeyle. Kirpiklerimi ıslatan damlalar ise geçmişten kalandı. Öyle işte. Koca bir zaman dilimiydi. Bitti. Ve evet, anlaşıldığı üzere geri geldi ruhum. Sıcacık bir tanıdık elin yardımıyla. Hatırlattığı ...

Oyun

Kaçmak doğru muydu? Sıkılıp, uzaklaşmak ve yine kendine sığınmak. Karışıklıktan sıyrılıp, ardarda dizilmiş, anlamını yitirmiş cümleleri okumak, yanımda bana bir şeyler anlamaya çalışan bir sureti anlamaya çalışmak… Bu iki eylemi de sadece izleyip, gözlerimi kaçırıp, yürümeye devam etmek. Bırakacaklar bir gün. Belki şuan değil. Bilirim, çok uzun sürmez. Kaos koca bir hortuma dönüşüp, beni dışarı fırlattığından beri hiçbir şey düşünmemeye çalışıyorum. Çok dağılmadım. Ayağa kalkmam da uzun sürmez. Filtrelerimi attım bir kenara. Koca bir ormanda, yolunu arayan yabancıdan farksızım aslında. Tek farkım, uzaktan bir insana cesaret işi gibi gözüken, aslında içimdeki rahatlıktan oluşan sakinlik. Ne sabahı, ne gecesi korkutuyor beni. Ne de karşıma çıkacak cümleler. Yolun sonu var biliyorum. Ölüm gibi bir duygu, farkındayım. Ürkütücü sadece ama inanın, o yolun sonunda birinin bekleyip beklememesi bile umurumda değil. İnandırılan tüm masallardan uzak bir diyardan yazıyorum. Ne istediğini bilme ...

...

Kartlar açıldı. Ayrılık çıktı sonunda. Yanlış olmayanından hem de. Nereden mi biliyorum? Ne vakit bir yanım eksik kalsa sonuç hep aynı oluyor çünkü. Ne vakit kırılsam, gitmek en doğrusu geliyor. Ama iyiyim, gerçekten hem de. Hayat devam ediyor. Mucizeler devam eder. İnancım tam.  Bunun dışında sinüzitle baş edebilen bir dirence sahibim ben, ne yıkabilir ki beni. Yağmura özel gelsin - Tuna Kiremitçi / Dal rüzgarı affeder Günün şarkısı da bu olsun - Tuna Kiremitçi / Birden geldin aklıma