8 Şubat 2012 Çarşamba

Kabus Notları - 3

Ölüm; Doğum gibi beklenen, bir o kadar zamansız ve ani.
Toprak; Yaradılışın hamuru.
Kefen; Toprağa karışmadan önce giydirilecek bez parçası.
İnsan; Zamana yenilen beden gibi çürümeye mahkum anılara sahip olan.
__
Bedenini toprağa veren biri, toprağın getirdiği herşeye mecburdur bir yerde.
Böceklere,
Yağmurun yarattığı çamura,
Yansıyan seslere,
-Ses ki ; içinde bazen dua, bazen özlem, bazen keşke, bazen ise iyi ki barındırır.-
Ve ne gariptir ki dünya ile bağının bittiğini sandığın bir süreç;
İstemeden doğmak ve getirdikleri ile başlayıp,
İstemeden ölmek ve getirdikleri diye devam eden.
__
Ölüm ki; korkulan nefes alan kabus gibi her an yanımızda.
Sadece küçük bir veda buradakilere.
Onlar toprak altında ve meçhulde yaşarken sis misali,
Benden de selam olsun oradakilere.

* Yaşamayı ve ölmeyi, öldükten sonraki yaşamı biçimlendirmek bir meziyet. Bir sanat.
Güzel yaşamanız dileğiyle.
** Beirut - Goshen parçası gelsin. Yarım kalan yazılardan biriydi. Keza yine yarım kaldı. Şu sıra kafamda dönen o kadar  düşünce var ki. Özlediğim var mesela. Sildiklerim var mesela. Mesela sen sevgilim olabilir misin mesela? Keyifler yerinde, evet.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçimdeki Fısıltılar - 5

 ___ Gölgeli bir güne güneş doğuyordu.  Ben de sabrımın en uçlarında uzunca bir yürüyüş yapıyordum. Öyle ki güneş arkamdan tepemi ve omuzlar...